B2 · 20. Varsayım ve çıkarım
20.6 as if, as though: ...-mış gibi
Neden zorlanıyoruz
Türkçede bu kalıp çok net: ...-mış gibi ya da ...-mış gibi görünüyor.
• Hastaymış gibi görünüyor. → He looks as if he's ill.
• Hiç uyumamış gibisin. → You look as if you haven't slept.
İngilizcede iki kalıp var ve aynı işi yapıyorlar: as if ve as though. Konuşmada bir de like kullanılıyor.
Asıl incelik zamanda: söylediğin şey gerçekten mümkünse zaman normal kalıyor, gerçek dışıysa bir adım geriye kayıyor — tıpkı ikinci koşul ve wish'te olduğu gibi (15.2, 15.4).
• He looks as if he is ill. → gerçekten hasta olabilir
• He talks as if he knew everything. → bilmiyor, biliyormuş gibi yapıyor
İkinci cümledeki "knew" geçmiş değil; gerçek dışılık işareti. Bu, B2'nin tekrar eden desenlerinden biri: İngilizce gerçeklikten uzaklaşmayı her zaman geçmişe kayarak gösteriyor.
Pratik not: like günlük konuşmada as if'in yerine geçiyor ("It looks like it's going to rain") ve bu artık tamamen normal — ama resmi yazıda as if tercih ediliyor.
Temel kullanım
Bir şeyin neye benzediğini anlatıyor. look, seem, sound, feel, smell, taste fiilleriyle geliyor.
He looks as if he's tired.
It sounds as though she's upset.
It feels as if it's going to rain.
You look as if you've seen a ghost.
It smells as if something's burning.
Gerçek dışıysa: zaman geriye kayıyor
Söylediğin şey doğru değilse fiil bir adım geriye gidiyor. Bu kayma "bu gerçek değil" demenin yolu.
Bu, wish ve ikinci koşul ile aynı mekanizma: geçmiş biçim geçmişi değil mesafeyi gösteriyor. Üçünü birlikte düşün — "If I were", "I wish I were", "as if I were". Aynı mantığın üç yüzü.
He talks as if he knew everything.
Bilmiyor.
He talks as if he knows a lot.
Gerçekten biliyor olabilir.
She acts as if she were the boss.
Patron değil.
You're behaving as if nothing had happened.
Bir şey oldu.
like: günlük karşılığı
Konuşmada as if yerine like kullanılıyor ve bu tamamen normal. Resmi yazıda tercih edilmiyor.
It looks like it's going to rain.
Çok yaygın.
You look like you need a coffee.
It sounds like a good idea.
It looks as if it's going to rain.
Resmi yazıda bu.
like + isim: He looks like his father.
Burada like zorunlu — as if olmuyor.
as if + isim öbeği
Arkasına cümle gelmek zorunda değil; kısaltılmış biçimler de var.
She stood there as if frozen.
He opened his mouth as if to speak.
as if + to.
It was as if nothing had happened.
as if by magic
Kalıplaşmış.
As if! tek başına
Günlük konuşmada tek başına kullanıldığında alaycı ret anlamına geliyor.
As if!
Ne münasebet! / Olur mu öyle şey!
He said he'd pay. — As if.
Hadi canım.
It's not as if I had a choice.
Sanki seçeneğim varmış gibi — savunma.
It's not as if he didn't know.
Karıştırılan komşular
as, like ve as if farklı işler yapıyor; karıştırmak çok sık.
She works as a teacher.
as + meslek: olarak.
She works like a machine.
like + benzetme: gibi.
She acts as if she's a teacher.
as if: öğretmenmiş gibi (değil).
She works like a teacher.
She works as a teacher.
Mesleği öğretmense as.
Do as I say, not as I do.
as + cümle.
Kendini sına
Cevabı görmeden önce kendin kur.
Türkçe: "Yorgun görünüyorsun." (as if ile)
You look as if you're tired.
look + as if + cümle.
"He talks as if he knew everything" — biliyor mu?
Bilmiyor.
Geçmişe kayma gerçek dışılık işareti.
Hatayı bul: "She works like a nurse." (mesleği hemşire)
She works as a nurse.
Meslek → as; benzetme → like.
Günlük konuşmada: "Yağacak gibi."
It looks like it's going to rain.
Konuşmada like, as if'in yerine geçiyor.