B1 · 15. Koşullar ve dilekler
15.4 I wish: keşke
Neden zorlanıyoruz
Türkçede "keşke" var ve arkasındaki fiil zamana göre değişiyor: "keşke burada olsa" (şimdi), "keşke gitmeseydim" (geçmiş). Yani mantık tanıdık.
İngilizcede de aynı şey oluyor ama kayma bir adım geriye:
• Şimdi için şikâyet → past: I wish I had more time.
• Geçmiş pişmanlık → past perfect: I wish I hadn't said that.
• Başkasının davranışı → would: I wish he would listen.
En sık hata şimdiki zaman kullanmak: "I wish I have more time" ✗. Türkçede "keşke zamanım olsa" cümlesi şimdiki zamana yakın durduğu için bu çok doğal geliyor.
İkinci hata: "I wish"i gerçek bir dilek için kullanmak. "I wish you a happy birthday" doğru, ama "I wish to come to your party" demek "gelmek isterdim ama gelemiyorum" anlamına geliyor. Gerçek istek için I hope ya da I'd like gerekiyor.
Şimdi için: wish + past
Şu anki durumdan şikâyet. Fiil past simple biçiminde ama şimdiden bahsediyor.
Cümlenin anlamı her zaman tersi: "I wish I had a car" = arabam yok. Bu yüzden wish cümlesi aslında bir bilgi veriyor — karşıdaki senin neye sahip olmadığını öğreniyor.
I wish I have more time.
I wish I had more time.
Şu an zamanım yok.
I wish I knew the answer.
Bilmiyorum.
I wish it wasn't raining.
Yağıyor.
I wish I were taller.
were kalıpta tercih ediliyor.
Don't you wish you could fly?
Geçmiş için: wish + past perfect
Olmuş ya da olmamış bir şeye pişmanlık. En çok kullanılan hali bu.
I wish I hadn't said that.
Söyledim, pişmanım.
I wish I had studied harder.
Çalışmadım.
I wish I'd known earlier.
'd = had.
I wish I didn't say that.
I wish I hadn't said that.
Başkasının davranışı: wish + would
Birinin yaptığı ya da yapmadığı şeye sinirlenmek. Kendim için kullanılmıyor.
I wish he would listen to me.
Dinlemiyor, rahatsız oluyorum.
I wish they wouldn't make so much noise.
I wish it would stop raining.
I wish I would have more time.
I wish I had more time.
Kendim için would kullanılmıyor.
wish + could
Yapamadığın bir şey için. Kendim için "would" yerine could kullanılıyor.
I wish I could come, but I'm busy.
Kibar ret kalıbı.
I wish I could speak French.
I wish I could have come.
Geçmiş — gelemedim.
if only: daha güçlü
wish ile aynı kuralları kullanıyor ama duygusu daha yoğun.
If only I had more time!
If only I hadn't said that.
If only he would listen.
If only!
Tek başına: keşke öyle olsa!
wish, hope, want: hangisi
wish olmayan şey, hope olabilecek şey, would like istek. Karıştırmak yanlış mesaj veriyor.
Kısa ayrım: hope geleceğe ve mümkün olana, wish gerçekleşmeyecek olana bakıyor. "I hope it doesn't rain" (yarın) ama "I wish it wasn't raining" (şu an yağıyor).
I hope you feel better soon.
Mümkün — gerçek dilek.
I wish you feel better soon.
I hope you feel better soon.
I wish you a happy birthday.
wish + kişi + isim: bu kalıp doğru.
I'd like to come.
Gerçek istek.
I wish I could come.
Gelemiyorum.
Kendini sına
Cevabı görmeden önce kendin kur.
Hatayı bul: "I wish I have more money."
I wish I had more money.
Şimdiki durum için past simple.
Türkçe: "Keşke onu söylemeseydim."
I wish I hadn't said that.
Geçmiş pişmanlık → past perfect.
Hatayı bul: "I wish you pass the exam."
I hope you pass the exam.
Mümkün olan şey → hope.
"I wish I had a car" ne bilgi veriyor?
Arabası yok.
wish cümlesi her zaman tersini söylüyor.
Davete gidemiyorsun, kibarca söyle.
I wish I could come, but I'm busy.
wish + could: yapamadığın şey.