Korkma KonuşÖğren

B1 · 15. Koşullar ve dilekler

15.2 İkinci koşul: hayali durum

Neden zorlanıyoruz

Türkçede hayali koşul -sa + -r/-ecek ile kuruluyor: "zengin olsam dünyayı gezerdim". Yapı tanıdık.

Yabancı olan şu: İngilizce bunu geçmiş zaman biçimiyle yapıyor, ama geçmişten bahsetmiyor.

• If I had money, I would travel. → Şu an param yok.

"had" burada geçmiş değil; mesafe işaretliyor. İngilizce gerçeklikten uzaklaşmayı geçmişe kayarak gösteriyor — aynı mantık wish'te ve kibar ricalarda da işliyor.

Bu yüzden iki yönlü hata çıkıyor:
• "If I would have money" ✗ — if'in yanına would konuyor.
• "If I have money, I would travel" ✗ — yarım birinci, yarım ikinci koşul.

Bir de were var: "If I were you". Dilbilgisi olarak "was" beklenirdi ama kalıp böyle ve çok sık kullanılıyor.

Yapı: if + past simple, would + fiil

Koşul yanı past simple, sonuç yanı would + yalın fiil.

'd burada would. "If I'd known" ise had — o üçüncü koşul, geçmiş pişmanlık. Arkasındaki fiil yalınsa would, 3. halse had.

  • If I had time, I'd help you.

  • If she knew, she'd tell us.

  • If I would have time, I'd help.

    If I had time, I'd help.

  • If I had time, I helped you.

    If I had time, I'd help you.

  • What would you do if you won the lottery?

were: kalıplaşmış biçim

I, he, she, it ile were kullanılıyor. "was" da duyulur ama "If I were you" sabit bir kalıp.

  • If I were you, I'd take the job.

    Tavsiye vermenin standart yolu.

  • If I were rich… / If he were here…

  • If I was you…

    Konuşma dilinde duyulur ama standart değil.

  • If it weren't so expensive, I'd buy it.

Ne için kullanılıyor

Üç ayrı iş yapıyor ve üçü de günlük konuşmada sık geçiyor.

  • If I lived in Paris, I'd go to museums every week.

    1. Hayal.

  • If I were you, I'd see a doctor.

    2. Tavsiye.

  • It would be great if you could send it today.

    3. Kibar rica.

  • I'd rather not, if you don't mind.

    Kibar ret.

Birinci mi ikinci mi

Aynı durum iki tiple de anlatılabiliyor; seçim olasılığa ne kadar inandığını söylüyor.

İkinci koşulu mümkün bir şey için kullanmak, isteksiz duyulabiliyor: "If you came to my party, it would be nice" cümlesi "gelmeyeceksin zaten" ima ediyor. Gerçekten davet ediyorsan birinci koşul kullan.

  • If I get the job, I'll move to Ankara.

    İşi alabilirim — gerçek şans.

  • If I got the job, I'd move to Ankara.

    Pek sanmıyorum.

  • If you see her, tell her to call me.

    Görmen muhtemel.

  • If you saw a ghost, what would you do?

    İmkânsıza yakın.

would dışındaki seçenekler

Sonuç yanında would yerine could ya da might gelebiliyor; anlam yetenek ya da olasılığa kayıyor.

  • If I had more money, I could buy a car.

    Yapabilirdim — yetenek.

  • If we left now, we might catch the train.

    Belki — zayıf olasılık.

  • If I were you, I wouldn't do that.

    Olumsuz tavsiye.

  • If I had money, I can buy a car.

    If I had money, I could buy a car.

Sık kullanılan hazır kalıplar

Bu kalıplar o kadar sık geçiyor ki, yapıyı düşünmeden kullanabilmek gerekiyor.

  • If I were you, I'd…

    Tavsiye.

  • What would you do if…?

  • I'd love to, but…

    Kibar ret.

  • It would be better if we…

    Öneri yumuşatma.

  • Would you mind if I opened the window?

    İzin isteme.

Kendini sına

Cevabı görmeden önce kendin kur.

  • Türkçe: "Zamanım olsa sana yardım ederdim."

    If I had time, I'd help you.

    if + past simple, would + yalın fiil.

  • Hatayı bul: "If I would be rich, I would travel."

    If I were rich, I would travel.

    if'in yanında would olmuyor.

  • Arkadaşına tavsiye veriyorsun: "Senin yerinde olsam kabul ederdim."

    If I were you, I'd accept.

    Tavsiyenin standart kalıbı; was değil were.

  • Hatayı bul: "If I had a car, I can drive you home."

    If I had a car, I could drive you home.

    İkinci koşulda can değil could.

Şimdi konuşarak dene

Bu konuyu gerçek bir konuşmada kullandığında, hata yaptığın anda düzeltme geliyor.

Google ile başla