Korkma KonuşÖğren

A2 · 11. Kipler

11.3 should: tavsiye

Neden zorlanıyoruz

Türkçede "gitmelisin" hem tavsiye hem zorunluluk olabiliyor; hangisi olduğu tonlamadan ve ilişkiden anlaşılıyor.

İngilizcede bu ayrım kelimeye taşınmış: should tavsiye, must zorunluluk. Türkçeden çevirirken "-meli" görünce must seçilince cümle gereğinden sert duyuluyor.

Bu özellikle birine öneride bulunurken sorun oluyor: "You must see a doctor" demek, arkadaşına emir vermek gibi duyuluyor. Oysa kastedilen "bence doktora görünsen iyi olur".

Türkçe konuşanların koçtan en sık geri bildirim aldığı konulardan biri bu — cümle dilbilgisi olarak doğru ama ton yanlış.

Tavsiye ve öneri

should + yalın fiil. Olumsuzu shouldn't. Arkadaşça, yumuşak bir ton taşıyor.

  • You should see a doctor.

  • You must see a doctor.

    You should see a doctor.

    Tavsiye ederken must sert kalıyor.

  • You should to rest.

    You should rest.

  • You shouldn't work so much.

Daha da yumuşatmak

Tavsiyeyi kendi fikrin olarak sunmak, İngilizcede çok yaygın bir nezaket aracı.

İngilizcede doğrudan tavsiye vermek Türkçeye göre daha az yapılıyor. "I think", "maybe", "you might want to" eklemek tavsiyeyi öneri haline getiriyor ve karşıdakine seçim alanı bırakıyor.

  • I think you should rest.

  • Maybe you should call her.

  • You might want to check that.

    Çok yumuşak — neredeyse öneriyi gizliyor.

  • If I were you, I'd wait.

    Senin yerinde olsam.

Kendi kararsızlığını anlatmak

Soru halinde fikir sormak için kullanılıyor; Türkçedeki "ne yapsam" karşılığı.

  • Should I call her?

  • What should I do?

  • Do you think I should apply?

Beklenti

should ikinci bir iş daha yapıyor: bir şeyin olmasını beklediğimizi söylüyor. Tavsiyeyle ilgisi yok.

  • The train should arrive at six.

    Normalde öyle olmalı.

  • It shouldn't take long.

  • They should be here by now.

    Şimdiye gelmiş olmalılardı.

ought to ve had better

İki yakın kalıp daha var ve tonları farklı.

  • You ought to see a doctor.

    should ile aynı; biraz resmi ve daha az kullanılıyor.

  • You'd better see a doctor.

    Daha güçlü — "yoksa kötü olur" imâsı var.

  • You'd better to go.

    You'd better go.

Kendini sına

Cevabı görmeden önce kendin kur.

  • Arkadaşın hasta. Ne dersin?

    You should see a doctor.

    Tavsiye → should. must sert kalır.

  • Hatayı bul: "You should to call him."

    You should call him.

    Kipten sonra yalın fiil.

  • Tavsiyeyi daha yumuşak nasıl söylersin?

    I think you should call him. / Maybe you should call him.

    Kendi fikrin olarak sunmak karşıdakine seçim alanı bırakıyor.

  • "The train should arrive at six" ne demek?

    Tren normalde altıda gelir. (beklenti)

    should tavsiye dışında beklenti de anlatıyor.

Şimdi konuşarak dene

Bu konuyu gerçek bir konuşmada kullandığında, hata yaptığın anda düzeltme geliyor.

Google ile başla