B1 · 13. İleri zaman biçimleri
13.3 future perfect ve future continuous
Neden zorlanıyoruz
Türkçede gelecekteki bir noktayı anlatmak için tek ek yeterli: "yarın bu saatte çalışıyor olacağım", "cumaya kadar bitirmiş olacağım". Yapılar var ama günlük konuşmada çoğu zaman sadece "çalışacağım" ve "bitireceğim" deniyor.
İngilizcede bu ikisi ayrı zamanlar ve iş hayatında, planlamada, tahminde sık kullanılıyor:
• future continuous: will be + -ing → gelecekte bir anda sürüyor olacak
This time tomorrow I'll be flying to London.
• future perfect: will have + 3. hal → gelecekteki bir ana kadar tamamlanmış olacak
By Friday I'll have finished the report.
Bu ikisi B2 envanterinin son parçası: present ve past için continuous ve perfect biçimleri öğrendin, aynısı gelecek için de var.
En kritik işaret kelimesi by: "by Friday", "by then", "by the time" gördüğün yerde future perfect gerekiyor (17.4'teki until/by ayrımı buraya bağlanıyor).
Pratik not: future continuous ayrıca kibar soru sormanın bir yolu — "Will you be using the car tonight?" cümlesi "Will you use the car?"den daha az baskı kuruyor, çünkü plan sorduğunu ima ediyor.
future continuous: will be + -ing
Gelecekteki belirli bir anda işin sürüyor olacağını anlatıyor.
This time tomorrow I'll be flying to London.
At 8pm I'll be having dinner.
Beni arama.
Don't call at six — I'll be driving.
At 8pm I will have dinner.
At 8pm I'll be having dinner.
İlki "yiyeceğim" der, sürüyor olduğunu söylemez.
Will you be working late?
future continuous: kibar soru
Bir planı sorarken baskı kurmuyor; rica için zemin hazırlıyor.
Bu kullanım İngilizcede çok yaygın ama ders kitaplarında az geçiyor: "Will you be …?" karşıdakinin zaten var olan planını soruyor, ondan bir şey istemiyor. Bu yüzden iş ortamında daha kibar duyuluyor.
Will you be using the car tonight?
Kullanacak mısın — rica öncesi.
Will you be coming to the meeting?
Planını soruyor, davet etmiyor.
Will you come to the meeting?
Daha doğrudan, neredeyse davet.
I'll be seeing him tomorrow anyway.
Zaten göreceğim — plan var.
future perfect: will have + 3. hal
Gelecekteki bir ana kadar işin tamamlanmış olacağını anlatıyor.
By Friday I'll have finished the report.
By the time you arrive, I'll have left.
In two years I'll have graduated.
She'll have been here for ten years next month.
Until Friday I'll have finished.
By Friday I'll have finished.
Tamamlanma → by.
by işaret kelimesi
by + zaman ya da by the time gördüğün yerde future perfect gerekiyor. by the time'ın yanında will olmuyor (17.4).
by Friday / by then / by next year / by the end of the month
By the time he gets here, we'll have eaten.
By the time he will get here…
By the time he gets here…
I'll have done it by then.
future perfect continuous
will have been + -ing: gelecekteki bir ana kadar ne kadar süredir devam ediyor olacağı. Seyrek ama iş ve kariyer konuşmalarında geçiyor.
Next month I'll have been working here for five years.
By 6pm I'll have been driving for eight hours.
She'll have been studying English for ten years by then.
Hangisini seçmeli
Tek soru yeterli: gelecekteki o anda iş sürüyor mu, bitmiş mi?
At 3pm I'll be writing the report.
Sürüyor → continuous.
By 3pm I'll have written the report.
Bitmiş → perfect.
At 3pm I'll write the report.
Saat üçte başlayacağım → düz will.
By 3pm I'll have been writing for four hours.
Süre → perfect continuous.
Tahmin ve varsayımda
Bu iki zaman, bir şeyin şu an olup bittiğini tahmin etmek için de kullanılıyor — gelecekten bahsetmiyor.
He'll be at work now.
Şu an işte olmalı — tahmin.
They'll have arrived by now.
Varmış olmalılar.
You'll have heard the news.
Duymuşsundur.
He must be at work.
Aynı anlam, must ile (20.3).
Kendini sına
Cevabı görmeden önce kendin kur.
Türkçe: "Yarın bu saatte uçakta olacağım."
This time tomorrow I'll be flying. / I'll be on a plane.
O anda sürüyor olacak → future continuous.
Türkçe: "Cumaya kadar bitirmiş olacağım."
I'll have finished by Friday.
by + tamamlanma → future perfect.
Hatayı bul: "By the time you will arrive, I'll have left."
By the time you arrive, I'll have left.
by the time'ın yanında will olmuyor.
Arabayı isteyeceksin. Kibar soruyla başla.
Will you be using the car tonight?
Planını soruyor, baskı kurmuyor.