A2 · 7. Geçmiş
7.5 used to: eskiden yapardım
Neden zorlanıyoruz
Türkçede "Eskiden sigara içerdim" geniş zamanın hikâyesiyle kuruluyor ve bu yapının İngilizcede birebir karşılığı yok.
Öğrenciler bunu past simple ile çeviriyor: "I smoked." Dilbilgisi doğru ama anlamın yarısı kayboluyor — çünkü "-ardım" aynı zamanda artık yapmıyorum diyor. used to tam olarak o kaybolan anlamı taşıyor: hem geçmiş alışkanlık hem de "şimdi öyle değil".
Bir de tuzak var: used to ile be used to tamamen farklı şeyler ve ikisi birbirine çok benziyor. Birincisi geçmiş alışkanlık, ikincisi "alışkın olmak".
Artık doğru olmayan geçmiş
used to + fiilin yalın hali. "Eskiden öyleydi, şimdi değil" anlamı veriyor — bu zıtlık kalıbın asıl işi.
I used to smoke.
Artık içmiyorum.
She used to live in Ankara.
Artık orada değil.
I used to smoked.
I used to smoke.
Durumlar için de kullanılıyor
Yalnızca alışkanlık değil, geçmişte doğru olan durumlar için de geçerli.
There used to be a cinema here.
Eskiden vardı.
I used to have long hair.
He used to be shy.
Olumsuz ve soru
didn't use to / Did you use to — did geldiği için sondaki d düşüyor. Bu, yazıda en sık yapılan hata.
I didn't used to like it.
I didn't use to like it.
Did you use to play football?
I never used to drink coffee.
never ile olumlu biçim kalıyor.
be used to ile karıştırmamak
used to geçmiş alışkanlık; be used to alışkın olmak demek ve arkasından -ing geliyor. İkisi tamamen farklı anlamlar.
Ayırt etme: be var mı? Varsa "alışkın olmak"tır ve arkasından -ing gelir. Yoksa geçmiş alışkanlıktır ve arkasından yalın fiil gelir.
I used to get up early.
Eskiden erken kalkardım — artık kalkmıyorum.
I'm used to getting up early.
Erken kalkmaya alışığım — hâlâ yapıyorum.
I'm used to get up early.
I'm used to getting up early.
You'll get used to it.
Alışacaksın.
would ile farkı
would da geçmiş alışkanlık anlatabiliyor ama yalnızca tekrarlanan eylemler için; durumlar için kullanılamıyor.
Every summer we would go to the seaside.
Tekrarlanan eylem — doğru.
I would have long hair.
I used to have long hair.
Durum — would olmaz.
He used to be a teacher.
Durum — yalnızca used to.
Kendini sına
Cevabı görmeden önce kendin kur.
Türkçe: "Eskiden burada bir sinema vardı."
There used to be a cinema here.
Durum için de used to kullanılıyor.
Hatayı bul: "I didn't used to like coffee."
I didn't use to like coffee.
did varsa sondaki d düşüyor.
Fark ne: "I used to work nights" / "I'm used to working nights"?
İlki: eskiden gece çalışırdım, artık çalışmıyorum. İkincisi: gece çalışmaya alışığım.
be varsa "alışkın olmak"; ayrıca arkasından -ing geliyor.
Şimdi konuşarak dene
Bu konuyu gerçek bir konuşmada kullandığında, hata yaptığın anda düzeltme geliyor.
Google ile başla