A2 · 10. Karşılaştırma
10.4 too ve enough
Neden zorlanıyoruz
Bu, Türkçe konuşanın en çok yanlış anlaşıldığı kalıplardan biri ve sebebi tek kelimede: Türkçedeki çok.
"Çok güzel" olumlu. "Çok pahalı" duruma göre şikâyet. Aynı kelime, iki ton.
İngilizce bunu ikiye ayırmış: very nötr yoğunluk ("çok"), too ise "gereğinden fazla, bu yüzden sorun" demek. Yani too her zaman olumsuz bir yargı taşıyor.
Sonuç: "Your English is too good" demek iltifat değil, şikâyet gibi duyuluyor — "o kadar iyi ki sorun oluyor". Türkçeden çeviren biri bunu farkında olmadan sık yapıyor.
very mi too mu
very sadece dereceyi artırıyor; too bir sorun olduğunu söylüyor.
Kontrol: cümlede bir şikâyet ya da engel var mı? Varsa too, yoksa very. "Too expensive" = alamıyorum. "Very expensive" = pahalı ama alabilirim.
This coffee is very hot.
Sıcak — iyi de olabilir.
This coffee is too hot.
O kadar sıcak ki içemiyorum.
Thank you, you are too kind.
Thank you, you are very kind.
The film was too good.
The film was very good.
enough'un yeri
Sıfattan sonra, isimden önce geliyor. Türkçede "yeterince" hep önde durduğu için sıfatta sürekli yanlış yere konuyor.
He is enough old.
He is old enough.
It's not enough big.
It's not big enough.
We don't have enough time.
İsimden önce — doğru.
I have time enough.
I have enough time.
Arkasından to geliyor
İkisi de bir sonucu anlatırken to + fiil alıyor. Türkçede "-ecek kadar" ile kurulan şey.
It's too cold to swim.
Yüzemeyecek kadar soğuk.
She's old enough to drive.
It's too cold for swim.
It's too cold to swim.
It's too cold for swimming.
for + -ing de doğru.
too much ve too many
Sıfatla değil isimle kullanılırken much/many ekleniyor ve sayılabilirlik kuralı geçerli oluyor.
too much traffic
Sayılamayan.
too many people
Sayılabilir.
There are too much people.
There are too many people.
too much expensive
too expensive
Sıfatla much gelmiyor.
too ile also karıştırmamak
Cümle sonundaki too "de/da" anlamına geliyor ve "gereğinden fazla" ile ilgisi yok. Konum anlamı belirliyor.
I'm coming too.
Ben de geliyorum.
Me too.
Ben de.
It's too expensive.
Burada "gereğinden fazla".
Kendini sına
Cevabı görmeden önce kendin kur.
Birine teşekkür ediyorsun: "Çok naziksiniz."
You are very kind.
"too kind" şikâyet gibi duyuluyor.
Hatayı bul: "He is enough old to drive."
He is old enough to drive.
enough sıfattan sonra geliyor.
Türkçe: "Yüzemeyecek kadar soğuk."
It's too cold to swim.
"-ecek kadar" → too + sıfat + to + fiil.
Hatayı bul: "There were too much people."
There were too many people.
people sayılabilir → many.
Şimdi konuşarak dene
Bu konuyu gerçek bir konuşmada kullandığında, hata yaptığın anda düzeltme geliyor.
Google ile başla