A2 · 10. Karşılaştırma
10.3 as … as: kadar
Neden zorlanıyoruz
Türkçede "benim kadar uzun" derken sıfat hiç değişmiyor — ve İngilizcede de değişmiyor. Yani kural aslında Türkçeyle uyumlu.
Hata başka yerden geliyor: öğrenci karşılaştırma konusunu yeni öğrendiği için -er ekleme refleksi oluşuyor ve araya karşılaştırma biçimi koyuyor: "as taller as". Yani bu, bilgi eksikliği değil yeni öğrenilen kuralın fazla uygulanması.
İkinci zorluk: Türkçede "kadar" tek kelime ve sona geliyor; İngilizcede kalıp iki parçalı ve sıfatı ortasına alıyor. Parçalardan biri sürekli düşüyor.
Araya yalın sıfat
as + sıfatın değişmemiş hali + as. Karşılaştırma biçimi kullanılmıyor.
as taller as me
as tall as me
She is as tall as her brother.
as expensive than
as expensive as
than değil as.
Olumsuzu: o kadar değil
not as … as, "daha az" anlamı veriyor ve bu çok kullanılan bir kalıp.
"not as good as" demek "worse" demekten daha yumuşak. İngilizcede olumsuz yorum yaparken bu kalıp sık tercih ediliyor — doğrudan kötülemek yerine karşılaştırarak söylemek.
This film isn't as good as the first one.
= İlki daha iyiydi.
Today isn't as cold as yesterday.
It wasn't as difficult as I thought.
Miktarla birlikte
as much as (sayılamayan) ve as many as (sayılabilir) kalıpları aynı mantıkla çalışıyor.
I don't earn as much as you.
She has as many books as I do.
Take as much as you want.
Fiili tekrarlamamak
İkinci bölümde fiil tekrarlanmıyor; yardımcı fiil yeterli. Türkçede fiil düştüğü için bu sezgiye uygun.
She works as hard as I do.
"as I work" değil.
He doesn't speak English as well as she does.
Kalıplaşmış kullanımlar
as … as bazı sabit ifadelerde geçiyor ve bunlar bütün olarak öğreniliyor.
as soon as possible
En kısa sürede.
as far as I know
Bildiğim kadarıyla.
as well as
...-in yanı sıra.
twice as expensive
İki kat pahalı.
Kendini sına
Cevabı görmeden önce kendin kur.
Türkçe: "O benim kadar uzun."
She is as tall as me.
Araya sıfatın yalın hali giriyor.
Hatayı bul: "It's not as better as before."
It's not as good as before.
Karşılaştırma biçimi kullanılmıyor.
Türkçe: "En kısa sürede ara."
Call as soon as possible.
Kalıplaşmış ifade.
Şimdi konuşarak dene
Bu konuyu gerçek bir konuşmada kullandığında, hata yaptığın anda düzeltme geliyor.
Google ile başla