Korkma KonuşÖğren

A2 · 10. Karşılaştırma

10.5 Düzensiz karşılaştırmalar: good, bad, far

Neden zorlanıyoruz

Türkçede istisna yok: "daha iyi", "daha kötü" — "daha" her sıfatın önüne aynı şekilde geliyor.

İngilizcede kuralı öğrendikten sonra öğrenciler onu her yere uyguluyor: "gooder", "more good", "baddest". Bu, düzensiz fiillerdekiyle aynı durum — ve aynı sebeple: en sık kullanılan kelimeler düzenlileşmeye direniyor.

İyi haber: sayıları gerçekten az. Üç sıfat ve iki miktar kelimesi; hepsi bu.

Ezberlenecek üç sıfat

good, bad ve far. Günlük konuşmanın en sık sıfatları oldukları için pratikle hemen oturuyorlar.

further ve farther: mesafe için ikisi de kullanılıyor, ama soyut anlamda ("daha fazla bilgi") yalnızca further geçerli — "further information".

  • good → better → the best

  • bad → worse → the worst

  • far → further / farther → the furthest / the farthest

  • This is more good.

    This is better.

Miktar kelimeleri de düzensiz

much, many ve little da aynı biçimi paylaşıyor.

  • much / many → more → the most

  • little → less → the least

  • I need more time.

    more hem karşılaştırma eki hem kelime.

Yapı değişmiyor

Düzensiz olmaları yalnızca biçimi etkiliyor; karşılaştırmada than, üstünlükte the kuralı aynı kalıyor.

  • This one is better than that one.

  • This is the better.

    This is the best.

  • It's the worst film I've ever seen.

well ve good karışıklığı

good sıfat, well zarf. Karşılaştırmaları aynı (better) olduğu için yalın hallerinde karışıyorlar.

  • She is a good singer.

    Sıfat — ismi niteliyor.

  • She sings well.

    Zarf — fiili niteliyor.

  • She sings good.

    She sings well.

  • She sings better than me.

    İkisinin karşılaştırması da better.

I'm good / I'm well

"How are you?" sorusuna iki cevap da duyuluyor ve ikisi de kabul ediliyor; aralarında ince bir fark var.

  • I'm good.

    Günlük ve en yaygın.

  • I'm well.

    Daha çok sağlık anlamında; biraz resmi.

  • I'm fine, thanks.

Kendini sına

Cevabı görmeden önce kendin kur.

  • good sıfatının üstünlük biçimi?

    the best

    good → better → the best. Düzensiz.

  • Hatayı bul: "He plays football very good."

    He plays football very well.

    Fiili niteliyor → zarf gerekiyor.

  • Türkçe: "Gördüğüm en kötü film."

    The worst film I've ever seen.

    bad → worse → the worst.

Şimdi konuşarak dene

Bu konuyu gerçek bir konuşmada kullandığında, hata yaptığın anda düzeltme geliyor.

Google ile başla