A1 · 2. İsimler ve belirleyiciler
2.4 some, any, no
Neden zorlanıyoruz
Türkçede "Süt aldım" demek yeterli; miktar belirten bir kelime gerekmiyor çünkü belirsizlik zaten cümlenin içinde.
İngilizcede çoğul ya da sayılamayan isimlerin önünde çoğu zaman bir belirleyici bekleniyor. Boş bırakmak dilbilgisi hatası değil ama cümleyi "genel bir doğru" haline getiriyor: "I bought milk" ile "I bought some milk" arasında ince ama gerçek bir fark var — ilki alışveriş listesi gibi, ikincisi doğal konuşma.
Üstelik hangisinin geleceği cümlenin türüne bağlı. Türkçede böyle bir kural olmadığı için some ve any rastgele seçiliyor.
Temel dağılım
Olumlu cümlede some, olumsuz ve soruda any. Bu kural durumların çoğunu kapatıyor.
I bought some milk.
I don't have some money.
I don't have any money.
Do you have any questions?
İkram ve ricada soruda some
Kuralın en önemli istisnası. Bir şey teklif ederken ya da isterken soruda da some kullanılıyor — çünkü cevabın evet olmasını bekliyoruz.
Fark şu: some ile sorarsan "evet" bekliyorsun, any ile sorarsan gerçekten bilmiyorsun. Garsona "Do you have any tea?" demek tuhaf değil ama misafirine "Would you like any tea?" demek soğuk duyuluyor.
Would you like some coffee?
İkram — any kullanmak soğuk duyuluyor.
Could I have some water?
Rica.
Do you have any coffee?
Gerçek soru: var mı yok mu bilmiyorum.
no ile kısa olumsuzluk
no + isim, "not any" ile aynı anlama geliyor ama fiil olumlu kalıyor. Daha kesin ve vurgulu duyuluyor.
I have no money.
= I don't have any money, ama daha vurgulu.
There's no time.
I don't have no money.
I don't have any money.
Çift olumsuzluk standart İngilizcede yanlış.
Birleşik biçimler
some, any ve no; -thing, -body, -one, -where ile birleşiyor ve aynı kurallar geçerli kalıyor.
something / anything / nothing
somebody / anybody / nobody
I didn't see nobody.
I didn't see anybody.
Is there anything I can do?
Olumlu cümlede any
any, olumlu cümlede "hangisi olursa olsun" anlamıyla da kullanılıyor. Burada olumsuzlukla ilgisi yok.
Take any seat you like.
İstediğin koltuğu al.
Call me any time.
Her zaman.
Any questions?
Toplantı sonunda kalıplaşmış.
Kendini sına
Cevabı görmeden önce kendin kur.
Misafirine çay teklif ediyorsun.
Would you like some tea?
İkramda some — any soğuk duyuluyor.
Hatayı bul: "I don't have some time."
I don't have any time.
Olumsuz cümlede any.
Türkçe: "Hiç param yok." (iki farklı yolla)
I don't have any money. / I have no money.
İkincisi daha vurgulu; fiil olumlu kalıyor.
Şimdi konuşarak dene
Bu konuyu gerçek bir konuşmada kullandığında, hata yaptığın anda düzeltme geliyor.
Google ile başla