A1 · 2. İsimler ve belirleyiciler
2.5 much, many, a lot of, a few
Neden zorlanıyoruz
Türkçede "çok" her yere gidiyor: çok para, çok kitap, çok güzel, çok sevdim. Tek kelime, hiç değişmiyor.
İngilizce bunu önce ismin türüne göre ikiye ayırıyor (much / many), sonra cümlenin türüne göre bir üçüncüsünü ekliyor (a lot of). Yani tek kelimenin yerine üç seçenek ve iki ayrı soru geliyor: sayılabilir mi? ve cümle olumlu mu?
Bir de ters yön var: "az" kelimesi de ikiye ayrılıyor (a few / a little) ve başındaki a düştüğünde anlam olumsuza dönüyor — Türkçede karşılığı olmayan, çok ince ama gerçek bir ayrım.
much mu many mi
Sayılamayan → much, sayılabilir çoğul → many. İkisi de ağırlıklı olarak olumsuz ve soru cümlelerinde geçiyor.
How much books do you have?
How many books do you have?
How much money do you need?
I don't have many friends here.
We don't have much time.
Olumlu cümlede a lot of
Olumlu cümlede much ya da many kullanmak resmi ve kitabi duyuluyor. Günlük konuşmada ikisinin yerine de a lot of geçiyor.
a lot of her iki türle de çalışıyor: bu, üç seçenek arasında seçim yapmak istemediğinde en güvenli kaçış yolu. Yazılı ve resmi metinlerde ise much/many tercih ediliyor.
I have much work today.
I have a lot of work today.
She has a lot of friends.
"many friends" yanlış değil ama konuşmada a lot of daha doğal.
There's a lot of traffic.
Sayılamayan — yine a lot of.
Az: a few ve a little
Sayılabilir için a few, sayılamayan için a little. İkisi de "birkaç tane var" anlamında, yani olumlu.
a few friends
Birkaç arkadaş.
a little money
Biraz para.
a few money
a little money
Baştaki a düşerse anlam tersine döner
Türkçede karşılığı olmayan bir incelik: a few olumlu ("birkaç tane var"), few olumsuz ("neredeyse yok"). Tek harf, zıt anlam.
Bu farkı yanlış kullanmak cümlenin tonunu tersine çeviriyor. Emin değilsen a few / a little kullan ya da "not many / not much" ile kur — ikisi de güvenli.
I have a few friends here.
Birkaç arkadaşım var — iyi.
I have few friends here.
Neredeyse hiç arkadaşım yok — kötü.
We have a little time.
Biraz vaktimiz var.
We have little time.
Neredeyse hiç vaktimiz yok.
too much ve too many
Başına too gelince "gereğinden fazla" anlamı doğuyor — yani bir sorun bildiriyor. a lot of ise nötr.
There's a lot of traffic.
Trafik var — nötr gözlem.
There's too much traffic.
O kadar çok ki sorun.
There are too much people.
There are too many people.
Kendini sına
Cevabı görmeden önce kendin kur.
Türkçe: "Ne kadar vaktin var?"
How much time do you have?
time sayılamaz → much.
"I have few friends" ne demek?
Neredeyse hiç arkadaşım yok.
Baştaki a düştüğü için anlam olumsuza döndü.
Hatayı bul: "I have much homework."
I have a lot of homework.
Olumlu cümlede much kitabi duyuluyor.
Türkçe: "Çok fazla insan var." (şikâyet ederek)
There are too many people.
Şikâyet → too; people sayılabilir → many.
Şimdi konuşarak dene
Bu konuyu gerçek bir konuşmada kullandığında, hata yaptığın anda düzeltme geliyor.
Google ile başla