Korkma KonuşÖğren

A2 · 8. Gelecek ve planlar

8.4 Şimdiki zamanla gelecek anlatmak

Neden zorlanıyoruz

Bu konu Türkçe konuşana kolay geliyor, çünkü Türkçede de aynısı var: "Yarın İstanbul'a gidiyorum" — şimdiki zaman eki, gelecek anlamı. Sezgi doğru çalışıyor ve bu, müfredatta nadir bir durum.

Tek dikkat edilmesi gereken sınır: bu yapı yalnızca ayarlanmış planlar için geçerli. Henüz adım atılmamış bir niyet için going to gerekiyor. Türkçede bu ayrım da gevşek olduğu için sınırı bilmek gerekiyor.

Bir de ikinci bir yapı var: sabit programlar (tren, uçak, film saati) için present simple kullanılıyor. Türkçede bu da şimdiki zamanla kuruluyor ("Tren yedide kalkıyor"), o yüzden karışabiliyor.

Ayarlanmış planlar

Randevu, bilet, saat gibi kesinleşmiş şeyler için present continuous kullanılıyor. Genelde kiminle, nerede, ne zaman bilgisi de cümlede oluyor.

Bu yapıyı kullanmak, planın kesinleştiğini söylüyor. "I'm meeting Ali tomorrow" demek, Ali'yle konuşulmuş demek. Henüz konuşulmadıysa "I'm going to meet Ali" daha doğru.

  • I'm meeting the doctor at three.

  • We're flying to Izmir on Monday.

    Bilet alınmış.

  • What are you doing this weekend?

    Planını soruyor.

  • She's starting her new job on Monday.

Program ve tarifeler: present simple

Tren, uçak, film, ders saati gibi sabit programlar için present simple kullanılıyor. Kişisel plan değil, kurumsal takvim.

  • The train leaves at 7:30.

  • The film starts at eight.

  • The meeting begins at nine.

  • I'm leaving at 7:30.

    Kişisel plan → continuous.

Niyette kullanılmıyor

Henüz ayarlanmamış bir niyet için present continuous tuhaf duyuluyor; going to gerekiyor.

  • I'm learning Spanish next year.

    I'm going to learn Spanish next year.

  • I'm losing weight this year.

    I'm going to lose weight this year.

  • I'm starting Spanish classes next week.

    Kayıt yapılmış → ayarlanmış.

Zaman ifadesi gerekiyor

Present continuous tek başına "şu an" demek. Gelecek anlamı vermesi için cümlede bir gelecek zaman ifadesi olmalı.

  • I'm working.

    Şu an çalışıyorum.

  • I'm working tomorrow.

    Yarın çalışacağım.

  • We're having dinner at eight.

Kendini sına

Cevabı görmeden önce kendin kur.

  • Bileti aldın: "Pazartesi uçuyorum."

    I'm flying on Monday.

    Ayarlanmış plan → present continuous.

  • Türkçe: "Tren yedi buçukta kalkıyor."

    The train leaves at 7:30.

    Sabit program → present simple.

  • Hatayı bul: "I'm losing weight next year."

    I'm going to lose weight next year.

    Henüz ayarlanmamış niyet → going to.

Şimdi konuşarak dene

Bu konuyu gerçek bir konuşmada kullandığında, hata yaptığın anda düzeltme geliyor.

Google ile başla