Korkma KonuşÖğren

A2 · 9. Present perfect

9.1 present perfect: Türkçede olmayan zaman

Neden zorlanıyoruz

Bu, Türkçe konuşan birinin İngilizcede karşılaştığı en yabancı yapı. Sebebi basit: Türkçede present perfect diye bir zaman yok.

Türkçe geçmişi iki şekilde işaretliyor: -di (gördüm) ve -miş (görmüşüm). İngilizcedeki ayrım ise bambaşka bir eksende: olay bitti ve kapandı mı (past simple), yoksa şimdiye bağlı mı (present perfect).

"Anahtarımı kaybettim" cümlesi Türkçede tek biçim. İngilizcede ikiye ayrılıyor:
• I lost my key — kaybettim, sonra buldum, kapandı bir olay.
• I've lost my key — kaybettim ve şu an elimde yok. Sorun şimdi devam ediyor.

Yani present perfect bir geçmiş zaman değil, bir şimdiki zaman: geçmişteki olayı şimdinin haberi olarak sunuyor. Bunu kavradığında kuralları ezberlemek gerekmiyor.

En sık hata: Türkçede "iki yıldır burada yaşıyorum" şimdiki zamanda olduğu için İngilizcede de "I live here for two years" deniyor. İngilizce bunu present perfect ister: I've lived here for two years.

Yapı: have/has + 3. hal

Fiilin üçüncü hali (past participle) kullanılıyor. Düzenli fiillerde -ed ile aynı; düzensizlerde ayrı bir biçim var.

Düzensiz fiillerde ikinci ve üçüncü hali karıştırmak en yaygın hata. Ezberlerken üçünü birlikte söyle: go-went-gone, see-saw-seen, do-did-done, take-took-taken, write-wrote-written.

  • I have finished.

    finish → finished

  • She has gone.

    go → went → gone

  • We've seen that film.

    see → saw → seen

  • I have went.

    I have gone.

    went 2. hal, gone 3. hal.

1. Şimdiye uzanan durum

Geçmişte başlamış, hâlâ sürüyor. Türkçe burada şimdiki zaman kullanıyor, İngilizce present perfect — en çok hata buradan çıkıyor.

  • I live here for two years.

    I've lived here for two years.

    Hâlâ yaşıyorum.

  • I am working here since March.

    I've been working here since March.

  • I know her for ten years.

    I've known her for ten years.

  • How long are you married?

    How long have you been married?

2. Şimdiyi etkileyen geçmiş

Olay bitti ama sonucu şu an önemli. Ne zaman olduğu söylenmiyor — zaten konu o değil.

has gone ile has been farkı: "She's gone to Paris" → hâlâ orada. "She's been to Paris" → gitti, döndü; hayatında bu deneyim var.

  • I've lost my passport.

    Şu an elimde yok — sorun bu.

  • She's broken her arm.

    Kolu şu an kırık.

  • I've eaten.

    Açlığım yok — teklifi reddetmenin yolu.

  • He's gone out.

    Şu an burada değil.

3. Hayat deneyimi

Bir şeyi hayatın boyunca hiç yaptın mı. Zaman belirtilmiyor; soru "ne zaman" değil, "hiç".

  • Have you ever been to London?

  • I've never eaten sushi.

  • I've tried it twice.

    Kaç kez — ne zaman değil.

  • Have you ever been to London last year?

    Did you go to London last year?

    Belirli zaman → past simple.

4. Yeni haber

Az önce olmuş bir şeyi duyuran cümle present perfect kuruluyor. Detaya geçildiğinde past simple'a dönülüyor.

  • The President has resigned.

    Haber başlığı.

  • I've passed my exam!

  • I've broken my phone. I dropped it this morning.

    Haber perfect, detay past simple — İngilizcedeki tipik akış.

Belirli zaman söylenirse perfect bozulur

yesterday, last week, in 2019, two days ago, when I was a child — bunlardan biri varsa present perfect kullanılamaz. Bitmiş bir zaman diliminden bahsediliyorsa olay şimdiye bağlanamaz.

Ayırt etme testi: "ne zaman olduğu söylendi mi?" Evetse past simple. Söylenmediyse ve sonucu şimdi önemliyse present perfect.

  • I've seen him yesterday.

    I saw him yesterday.

  • She has moved here in 2020.

    She moved here in 2020.

  • I've seen him recently.

    recently belirli bir zaman değil — uyuyor.

  • I haven't seen him today.

    today henüz bitmedi — uyuyor.

Soru ve olumsuz

have/has öne geçiyor; olumsuzda haven't/hasn't. do kullanılmıyor.

  • Have you finished?

  • Do you have finished?

    Have you finished?

  • I haven't finished yet.

  • She hasn't called.

Kendini sına

Cevabı görmeden önce kendin kur.

  • Türkçe: "İki yıldır İstanbul'da yaşıyorum."

    I've lived in Istanbul for two years.

    Hâlâ sürüyor → present perfect. "I live ... for two years" yanlış.

  • Hatayı bul: "I have seen that film last night."

    I saw that film last night.

    last night belirli bir geçmiş zaman → past simple.

  • Hatayı bul: "I have went to the bank."

    I have gone to the bank.

    3. hal gerekiyor; went ikinci hal.

  • "She's been to Japan" ile "She's gone to Japan" farkı?

    been = gitti ve döndü (deneyim). gone = gitti, hâlâ orada.

    been deneyim, gone bulunduğu yer anlatıyor.

  • Telefonun kırıldı, arkadaşına haber veriyorsun.

    I've broken my phone.

    Yeni haber + sonucu şimdi geçerli.

Şimdi konuşarak dene

Bu konuyu gerçek bir konuşmada kullandığında, hata yaptığın anda düzeltme geliyor.

Google ile başla