Korkma KonuşÖğren

A1 · 4. Günlük zamanlar

4.3 Şimdiki zaman: present continuous

Neden zorlanıyoruz

Türkçede "geliyorum" tek kelime: kök + -yor + kişi eki. Hepsi bir arada.

İngilizcede aynı anlam iki ayrı parçaya dağılıyor: am (kişi ve zaman) + coming (eylem). Türkçede tek parça olduğu için biri sürekli düşüyor — ya "I coming" ya da "I am come". İkisi de aynı kök sorunun yüzleri: iki parçanın da zorunlu olduğunu fark etmemek.

İkinci fark daha sinsi: Türkçedeki -yor hem şu anı hem alışkanlığı anlatabiliyor. "Her gün spor yapıyorum" da "-yor" alıyor ama İngilizcede o cümle present continuous değil, present simple.

İki parça birden

be fiili + fiilin -ing hali. İkisi de zorunlu; biri eksikse cümle kurulmuyor.

be parçası kişiye göre değişiyor (am/is/are), -ing parçası hiç değişmiyor. Yani uyum yükü tamamen be üzerinde.

  • I working now.

    I am working now.

  • She is work.

    She is working.

  • They are go to school.

    They are going to school.

-ing yazımı

Üç kural var ve üçü de düzenli.

  • make → making, write → writing, come → coming

    Sondaki sessiz e düşüyor.

  • sit → sitting, run → running, get → getting

    Kısa sesli + tek sessiz: sessiz ikizleniyor.

  • study → studying, play → playing

    y düşmüyor.

  • see → seeing, agree → agreeing

    Çift sesli: e düşmüyor.

Geçici durumlar

Şu an olmasa bile geçici olan durumlar için de kullanılıyor. Kalıcı olanlar present simple alıyor — ayrım burada.

  • I'm staying with my parents this month.

    Geçici.

  • I live in Istanbul.

    Kalıcı.

  • She's working on a new project.

    Bu dönem — geçici.

Yakın gelecek planları

Ayarlanmış, kesinleşmiş planlar için de kullanılıyor — Türkçede de aynısı var ("Yarın İstanbul'a gidiyorum"), o yüzden sezgi doğru çalışıyor.

  • I'm meeting Ali tomorrow.

    Ayarlanmış.

  • We're flying on Monday.

    Bilet alınmış.

  • I'm learning Spanish next year.

    I'm going to learn Spanish next year.

    Henüz ayarlanmamış niyet.

always ile şikâyet

always + present continuous, sinirlilik ya da şikâyet anlatıyor. Türkçedeki "sürekli şunu yapıyorsun" tonunun karşılığı.

  • He's always losing his keys.

    Şikâyet — sürekli kaybediyor.

  • He always loses his keys.

    Nötr gözlem.

Kendini sına

Cevabı görmeden önce kendin kur.

  • Türkçe: "Şu an çalışıyorum."

    I'm working right now.

    İki parça da zorunlu: am + working.

  • Hatayı bul: "She is work at a bank."

    She works at a bank. (ya da: She is working…)

    be + yalın fiil olmuyor; ya -ing gerekiyor ya be çıkmalı.

  • Türkçe: "Bu ay anneme kalıyorum."

    I'm staying with my mother this month.

    Geçici durum → present continuous.

  • "He's always complaining" ne anlatıyor?

    Şikâyet: sürekli şikâyet edip duruyor.

    always + continuous sinirlilik tonu taşıyor.

Şimdi konuşarak dene

Bu konuyu gerçek bir konuşmada kullandığında, hata yaptığın anda düzeltme geliyor.

Google ile başla