A1 · 1. Cümlenin iskeleti
1.5 Sıfatlar isimden önce gelir
Neden zorlanıyoruz
Sıfatın isimden önce gelmesi Türkçeyle aynı, o yüzden bu konu kolay görünüyor ve gerçekten de temel kısmı kolay.
Asıl tuzaklar başka yerde. Birincisi: Türkçede sıfat da isim gibi davranabiliyor ("güzeller"), İngilizcede sıfat hiçbir zaman çoğul olmuyor — "smarts students" gibi hatalar buradan geliyor. İkincisi: birden fazla sıfat olduğunda İngilizcenin sabit bir sırası var ve bu sıra Türkçede yok; anadili İngilizce olanlar bu sırayı hiç öğrenmeden sezgiyle uyguluyor, biz ise yanlış sıraladığımızda cümle anlaşılıyor ama kulağa tuhaf geliyor.
Sıfat çoğul olmaz
İsim çoğul olsa bile sıfat olduğu gibi kalıyor. İstisnası yok.
They are smarts students.
They are smart students.
two bigs houses
two big houses
These are differents.
These are different.
Birden fazla sıfat varsa sıra
Görüş → boyut → yaş → şekil → renk → köken → malzeme → amaç. Tamamını ezberlemek gerekmiyor; pratikte ikili üçlü kombinasyonlar çıkıyor ve en sık olanları duymak yetiyor.
Pratik kural: kişisel görüş önce, nesnel özellik sonra. "beautiful" senin fikrin, "Italian" bir olgu — fikir öne geçiyor.
a red big car
a big red car
boyut → renk
a cotton white shirt
a white cotton shirt
renk → malzeme
a beautiful old Italian table
görüş → yaş → köken
a small black leather bag
boyut → renk → malzeme
be ile birlikte sonda
Sıfat be fiilinden sonra da gelebiliyor; o zaman arkasından isim gelmiyor. İki yapı farklı şeyler için kullanılıyor.
The film was interesting.
be + sıfat.
It was an interesting film.
sıfat + isim.
The interesting was film.
The film was interesting.
-ed mi -ing mi
Türkçede tek kelimeyle anlatılan şey İngilizcede ikiye ayrılıyor: -ed kişinin hissettiği, -ing şeyin özelliği. Bu, konuşmada en çok yanlış anlaşılan sıfat çiftleri.
Kontrol: hisseden bir kişi mi, yoksa hissettiren bir şey mi? Kişi → -ed, şey → -ing. "I am confused" (kafam karıştı) ile "It is confusing" (kafa karıştırıcı) farkı.
I am boring.
I am bored.
İlki "ben sıkıcıyım" demek.
The film was boring.
Film sıkıcıydı.
I was interested in the topic.
İlgilendim.
The topic was interesting.
Konu ilginçti.
Sıfat isim gibi kullanılmaz
Türkçede "Zenginler" ya da "Güzeli aldım" kurulabiliyor. İngilizcede sıfat tek başına isim yerine geçmiyor; one/ones ya da the ekleniyor.
I'll take the red.
I'll take the red one.
Give me a big.
Give me a big one.
The rich get richer.
the + sıfat = o gruptaki insanlar — sınırlı bir kalıp.
Kendini sına
Cevabı görmeden önce kendin kur.
Türkçe: "İki büyük kırmızı çanta."
Two big red bags.
Sıfatlar çoğul olmuyor; boyut rengin önüne geçiyor.
"Sıkıldım" nasıl denir?
I'm bored.
Hisseden kişi → -ed. "I'm boring" sıkıcı olduğunu söyler.
Hangisi doğru: "a leather black jacket" mı "a black leather jacket" mi?
a black leather jacket
Renk malzemenin önüne geçiyor.
Mağazada: "Mavisini alayım."
I'll take the blue one.
Sıfat tek başına isim yerine geçmiyor; one gerekiyor.
Şimdi konuşarak dene
Bu konuyu gerçek bir konuşmada kullandığında, hata yaptığın anda düzeltme geliyor.
Google ile başla