Korkma KonuşÖğren

A1 · 1. Cümlenin iskeleti

1.4 there is / there are

Neden zorlanıyoruz

Türkçede "Masada bir kitap var" derken varlığı bildiren ayrı bir yapı kullanılmıyor — "var" kelimesi yetiyor ve cümlenin öznesi yok.

İngilizcede her cümlenin öznesi olmak zorunda. Ama "bir kitap var" derken ortada mantıklı bir özne yok: kitabın kendisi henüz gündeme gelmemiş, yani onu özne yapamayız. İngilizce bu boşluğu anlamsız bir there ile dolduruyor. Buradaki there "orada" demek değil; hiçbir şeye işaret etmiyor, sadece öznenin yerini tutuyor.

Bunu bilmeyince Türkçe sezgisiyle "In the table has a book" ya da "It has a book" kuruluyor — ikisi de İngilizcede anlamsız.

Tekil mi çoğul mu

Fiil, there'e değil arkasından gelen isme uyuyor. Tekilse there is, çoğulsa there are.

Konuşmada listedeki ilk isme uyum sağlamak yaygın: "There's a pen and two books on the desk." Dilbilgisi kitapları buna karşı ama günlük konuşmada tamamen normal.

  • In the room has two chairs.

    There are two chairs in the room.

  • There is many people here.

    There are many people here.

  • There is a problem.

    Tekil isim → is.

Yokluk ve soru

Olumsuzda isn't / aren't; soruda is/are, there'in önüne geçiyor. do gerekmiyor.

  • There is not any milk.

    There isn't any milk.

  • Is there a bank near here?

  • Are there any questions?

  • Does there have a problem?

    Is there a problem?

have ile karıştırmamak

there is varlığı, have sahipliği anlatıyor. Türkçede ikisi de "var" ile kurulduğu için sürekli karışıyor — ve bu, Türkçe konuşanı ele veren hatalardan biri.

Ayıran soru: "kimin?" sorusunun cevabı var mı? Varsa have, yoksa there is. "Benim bir arabam var" → sahip belli → have. "Parkta bir kedi var" → sahip yok → there is.

  • I have a problem in my computer.

    There is a problem with my computer.

  • I have a car.

    Sahiplik — have doğru.

  • In my city has a big park.

    There is a big park in my city.

Geçmiş ve gelecek

Kalıbın zamanı be fiilinden geliyor; there kısmı hiç değişmiyor.

  • There was a problem yesterday.

  • There were many people at the concert.

  • There will be a meeting tomorrow.

  • There will have a meeting.

    There will be a meeting.

Kendini sına

Cevabı görmeden önce kendin kur.

  • Türkçe: "Buzdolabında süt yok."

    There isn't any milk in the fridge.

    Varlık bildiriyoruz, sahiplik değil.

  • Türkçe: "İki kardeşim var."

    I have two brothers.

    "Kimin?" sorusunun cevabı var → sahiplik → have.

  • Hatayı bul: "There is three books on the table."

    There are three books on the table.

    Fiil arkasından gelen isme uyuyor; books çoğul.

Şimdi konuşarak dene

Bu konuyu gerçek bir konuşmada kullandığında, hata yaptığın anda düzeltme geliyor.

Google ile başla