Korkma KonuşÖğren

B1 · 14. Edatlar ve phrasal verb'ler

14.5 Phrasal verb'lere giriş

Neden zorlanıyoruz

Türkçede de benzeri var: "vazgeçmek", "göz atmak", "kafa tutmak" — parçaların toplamı anlamı vermiyor. Yani fikir yabancı değil.

Yabancı olan ölçek. İngilizcede phrasal verb'ler istisna değil, ana yol. Günlük konuşmada tek kelimeli resmi fiil yerine neredeyse her zaman phrasal verb kullanılıyor:
• postpone yerine put off
• tolerate yerine put up with
• discover yerine find out

Bu yüzden sadece resmi fiilleri bilen biri doğru ama kitap gibi konuşuyor — koçun "doğal değil" dediği durumun en büyük tek sebebi bu.

Pratik zorluk anlamda değil dizilişte: nesne nereye gidiyor? "Turn the light off" mı, "turn off the light" mı? İkisi de doğru — ama zamir girdiğinde yalnızca biri doğru oluyor.

Neden önemli

Aynı şeyi söylemenin iki yolu var ve hangisini seçtiğin seni ele veriyor.

  • Could we postpone the meeting? → Could we put the meeting off?

    İkincisi günlük.

  • I need to discover what happened. → I need to find out what happened.

  • The car broke down.

    "The car malfunctioned" kimse demiyor.

  • I gave up smoking.

    "I abandoned smoking" tuhaf duyuluyor.

Dört tür var

Diziliş kuralları türe göre değişiyor; bu yüzden ayırt etmek gerekiyor.

  • 1. Nesnesiz: break down, grow up, come back

    Nesne almıyor.

  • 2. Ayrılabilir: turn off the light / turn the light off

  • 3. Ayrılamaz: look after the baby

    Araya girilemiyor.

  • 4. Üç parçalı: put up with it, look forward to it

    Hiç ayrılmıyor.

Ayrılabilirlerde zamir kuralı

Bu dersin tek kesin kuralı: nesne bir zamirse (it, them, me, him) araya girmek zorunda.

Kuralı tek cümlede tut: zamir araya girer, isim iki yere de gidebilir. Uzun bir isim öbeği varsa sona koymak daha doğal: "Turn off all the lights in the kitchen."

  • Turn off the light. / Turn the light off.

    İkisi de doğru.

  • Turn it off.

  • Turn off it.

    Turn it off.

  • Pick up them.

    Pick them up.

  • I'll think about it over.

    I'll think it over.

Ayrılamazlar ve üç parçalılar

Bu ikisinde nesne her zaman sona gidiyor — zamir olsa bile.

  • She looks after him.

    Ayrılamaz.

  • She looks him after.

    She looks after him.

  • I can't put up with it.

  • I can't put it up with.

    I can't put up with it.

  • I'm looking forward to it.

Aynı fiil, farklı edat, farklı anlam

Phrasal verb'lerin zorluğu burada: tek bir fiil onlarca anlama yayılıyor ve edat anlamı tamamen değiştiriyor.

Edatlar kendi başlarına bir eğilim taşıyor: up tamamlanma (eat up, use up), off ayrılma (take off, call off), out ortaya çıkma (find out, turn out), down azalma (slow down, cut down). Kural değil ama tahmin yürütmeye yardım ediyor.

  • take off = kalkmak (uçak) / çıkarmak (kıyafet)

  • take up = (hobi) başlamak / take on = (iş) almak

  • get up = kalkmak / get on = binmek, anlaşmak / get over = aşmak

  • look up = (sözlükte) bakmak / look up to = saygı duymak

Nasıl öğrenilmez, nasıl öğrenilir

Liste ezberlemek işe yaramıyor çünkü anlamları bağlama bağlı. Cümle içinde öğrenmek tek yol.

  • My car broke down on the motorway.

    Tam cümle — kartın bu olmalı.

  • break down = bozulmak

    My car broke down yesterday.

    Tek başına anlam kalıcı olmuyor.

  • Aynı anda 5-6 taneden fazla öğrenmeye çalışmak işi karıştırıyor.

Kendini sına

Cevabı görmeden önce kendin kur.

  • Hatayı bul: "Can you turn off it?"

    Can you turn it off?

    Zamir araya girmek zorunda.

  • Hatayı bul: "I can't put it up with."

    I can't put up with it.

    Üç parçalı phrasal verb'ler ayrılmıyor.

  • "Toplantıyı erteleyebilir miyiz?" — günlük İngilizce.

    Could we put the meeting off? / Could we put off the meeting?

    postpone doğru ama resmi; günlükte put off.

  • "take off" iki anlamı?

    Uçağın kalkması ve kıyafet çıkarmak.

    Aynı phrasal verb bağlama göre farklı anlama geliyor.

Şimdi konuşarak dene

Bu konuyu gerçek bir konuşmada kullandığında, hata yaptığın anda düzeltme geliyor.

Google ile başla