Korkma KonuşÖğren

A1 · 5. Soru ve olumsuzluk

5.2 Olumsuzluk: don't, doesn't, didn't

Neden zorlanıyoruz

Türkçede "gelmedim" tek kelime — olumsuzluk eki fiilin içine giriyor ve geri kalan hiçbir şey değişmiyor.

İngilizcede olumsuzluk ayrı bir yardımcı fiille kuruluyor ve o yardımcı fiil zamanı üstleniyor. Sonuç: asıl fiil yalın hale dönüyor. Türkçede ek yerinde kaldığından, İngilizcede de fiili çekimli bırakma eğilimi çok güçlü: "I didn't went."

Bir de Türkçede çift olumsuzluk doğru: "Hiç kimseyi görmedim" — hem "hiç kimse" hem "-medim". İngilizcede bu yanlış sayılıyor ve "I didn't see nobody" gibi cümleler buradan geliyor.

Zamanı yardımcı fiil taşır

don't / doesn't / didn't geldiğinde asıl fiil hiçbir ek almıyor.

  • She doesn't likes it.

    She doesn't like it.

  • I didn't saw him.

    I didn't see him.

  • He don't know.

    He doesn't know.

be ve kipler farklı

am/is/are/was/were ve can/will gibi kipler do istemiyor; doğrudan not alıyorlar.

  • I don't am ready.

    I'm not ready.

  • She doesn't can swim.

    She can't swim.

  • They weren't at home.

  • I won't be there.

    will not → won't.

Çift olumsuzluk yok

never, nothing, nobody, nowhere zaten olumsuz; yanlarına don't eklenmiyor. Türkçede doğru olan şey burada yanlış.

İki seçenek var ve ikisi de doğru: ya olumsuz fiil + any- (I don't know anything) ya da olumlu fiil + no- (I know nothing). İkincisi daha vurgulu. Karıştırmak yanlış.

  • I don't know nothing.

    I don't know anything.

    Ya da: I know nothing.

  • I didn't see nobody.

    I didn't see anybody.

  • I don't never go there.

    I never go there.

Kısaltmalar

Konuşmada neredeyse her zaman kısaltılıyor. Kısaltmamak vurgu ya da resmiyet anlamı taşıyor.

  • don't, doesn't, didn't, isn't, aren't, wasn't, weren't

  • can't, won't, shouldn't, mustn't, haven't

  • I do not agree.

    Vurgulu — "kesinlikle katılmıyorum".

Olumsuzluğun yeri anlamı değiştiriyor

not'un cümledeki yeri neyin olumsuzlandığını belirliyor; Türkçede ek hep fiilde olduğu için bu esneklik yok.

  • I don't think he's right.

    İngilizcede doğal olan bu.

  • I think he isn't right.

    Dilbilgisi doğru ama daha az kullanılıyor.

  • Not everyone agreed.

    Herkes katılmadı — bazıları katıldı.

  • Everyone didn't agree.

    Belirsiz ve tuhaf — kaçınılması gereken.

Kendini sına

Cevabı görmeden önce kendin kur.

  • Türkçe: "Onu görmedim."

    I didn't see him.

    didn't varsa fiil yalın: saw değil see.

  • Hatayı bul: "I don't know nothing about it."

    I don't know anything about it.

    Çift olumsuzluk; Türkçede doğru olan burada yanlış.

  • Türkçe: "Yüzemiyorum."

    I can't swim.

    Kipler do istemiyor, doğrudan not alıyor.

  • Türkçe: "Haklı olduğunu sanmıyorum."

    I don't think he's right.

    İngilizcede olumsuzluk ana fiile taşınıyor.

Şimdi konuşarak dene

Bu konuyu gerçek bir konuşmada kullandığında, hata yaptığın anda düzeltme geliyor.

Google ile başla