Korkma KonuşÖğren

A2 · 11. Kipler

11.1 must ve have to: zorunluluk

Neden zorlanıyoruz

Türkçede "gitmeliyim" ve "gitmek zorundayım" arasında bir fark var ama günlük konuşmada çoğu zaman önemsenmiyor; ikisi birbirinin yerine kullanılabiliyor.

İngilizcede de must ve have to sıkça birbirinin yerine geçiyor — yani burada aşırı titiz olmaya gerek yok. Ama bir eğilim var: must konuşanın kendi kararı, have to dışarıdan gelen zorunluluk.

Asıl dikkat edilmesi gereken yer olumsuz. Orada anlamları tamamen ayrışıyor ve karıştırmak cümlenin tersini söylüyor — o yüzden ayrı bir ders olarak işleniyor.

Bir de teknik fark var: must bir kip (çekilmiyor, geçmişi yok), have to ise normal bir fiil (çekiliyor, her zamanı var).

İç ve dış zorunluluk

Kendi kararın must, kural ya da başkasının dayattığı şey have to. Eğilim bu; kesin bir sınır değil.

Günlük konuşmada have to çok daha yaygın. must biraz resmi ve sert duyuluyor; tabela ve kurallarda sık geçiyor ("Passengers must…"). Emin değilsen have to güvenli.

  • I must stop smoking.

    Kendi kararım.

  • I have to wear a uniform at work.

    İşyeri kuralı.

  • You must try this cake!

    Kuvvetli tavsiye — kendi fikrim.

  • I have to be there by nine.

    Dışarıdan gelen.

must bir kip, have to bir fiil

must çekilmiyor ve to almıyor; have to normal fiil gibi davranıyor.

  • I must to go.

    I must go.

  • She must goes.

    She must go.

  • She has to go.

    have to üçüncü tekilde has to oluyor.

  • Do you have to work tomorrow?

    Soru do ile kuruluyor.

must'ın geçmişi yok

Geçmiş zorunluluk için had to kullanılıyor; must bu işi yapamıyor.

  • I musted go.

    I had to go.

  • We had to wait two hours.

  • Did you have to pay?

Geleceği de have to ile

Gelecek zorunluluk için will have to kullanılıyor; iki kip yan yana gelemediği için must olmuyor.

  • I will must go.

    I'll have to go.

  • You'll have to wait.

must: kesin çıkarım

must ikinci bir işi daha yapıyor: "kesinlikle öyledir" anlamında çıkarım. Türkçedeki "olmalı" ile aynı ikili anlam.

Türkçede de aynı ikilik var: "Gitmeliyim" (zorunluluk) ile "Evde olmalı" (çıkarım) aynı eki kullanıyor. Yani bu, Türkçe konuşan için sezgisel.

  • You must be tired.

    Yorgun olmalısın — çıkarım, zorunluluk değil.

  • She must be at home — her car is here.

  • That must be his brother.

Kendini sına

Cevabı görmeden önce kendin kur.

  • Türkçe: "Yarın çalışmak zorunda mısın?"

    Do you have to work tomorrow?

    have to normal fiil → soru do ile kuruluyor.

  • Hatayı bul: "I must to finish this today."

    I must finish this today.

    must bir kip; to almıyor.

  • Türkçe: "Dün iki saat beklemek zorunda kaldım."

    I had to wait two hours yesterday.

    must'ın geçmişi yok; had to kullanılıyor.

  • "You must be tired" ne demek?

    Yorgun olmalısın. (çıkarım)

    must zorunluluk dışında kesin çıkarım da anlatıyor.

Şimdi konuşarak dene

Bu konuyu gerçek bir konuşmada kullandığında, hata yaptığın anda düzeltme geliyor.

Google ile başla