A2 · 8. Gelecek ve planlar
8.2 going to: plan ve belirti
Neden zorlanıyoruz
Türkçede "gideceğim" hem "şimdi karar verdim" hem "çoktan planladım" anlamına gelebiliyor; ayrım tonlamayla ya da bağlamla kuruluyor ve çoğu zaman hiç yapılmıyor.
İngilizce bu ayrımı dilbilgisine taşımış. going to, kararın konuşmadan önce verildiğini söylüyor.
Teknik zorluk: yapı üç parçalı (be + going + to) ve Türkçede tek ek olduğu için parçalardan biri sürekli düşüyor. Özellikle be parçası — "I going to call him" en sık görülen biçim.
Not: konuşmada "gonna" diye duyuluyor ve bu tamamen normal; ama yazıda kullanılmıyor.
Üç parça birden
am/is/are + going to + fiilin yalın hali. Üçü de zorunlu.
"going to go" tuhaf görünüyor ama doğru. Konuşmada çoğu zaman kısaltılıyor: "We're going to Ankara" — burada gidilen yer söylendiği için ikinci go'ya gerek kalmıyor.
I going to call him.
I'm going to call him.
She is going call him.
She is going to call him.
We are going to going.
We are going to go.
Önceden verilmiş karar
Plan konuşmadan önce yapılmışsa going to geliyor. Niyet ve kararlılık anlatıyor.
I'm going to study medicine.
Çoktan karar verilmiş.
We're going to buy a car next year.
I'm going to start exercising.
Niyet.
Gözle görülen belirti
Şu anki bir kanıta dayanan tahminlerde will değil going to kullanılıyor. Kanıt ortadaysa going to, sadece fikir ise will.
Look at those clouds — it's going to rain.
Bulutlar kanıt.
He's driving too fast. He's going to crash.
I think it will rain tomorrow.
Kanıt yok, sadece tahmin.
Geçmişte planlanmış ama olmamış
was/were going to, "yapacaktım ama olmadı" anlamı veriyor. Türkçedeki "-ecektim" karşılığı.
I was going to call you, but I forgot.
Arayacaktım ama unuttum.
We were going to go out, but it rained.
gonna
Konuşmada going to neredeyse her zaman "gonna" diye duyuluyor. Anlamak için bilmek gerek; yazmak için kullanmamak gerek.
I'm gonna call him.
Konuşma dilinde yazılışı — resmi yazıda kullanılmıyor.
What are you gonna do?
Film ve dizilerde sürekli duyuluyor.
Kendini sına
Cevabı görmeden önce kendin kur.
Türkçe: "Gelecek yıl araba alacağız." (planlandı)
We're going to buy a car next year.
Önceden verilmiş karar → going to.
Gökyüzü kapkara. Ne dersin?
It's going to rain.
Gözle görülen kanıt var → going to, will değil.
Hatayı bul: "I going to study tonight."
I'm going to study tonight.
be parçası düşmüş; üç parça da zorunlu.
Türkçe: "Seni arayacaktım ama unuttum."
I was going to call you, but I forgot.
Geçmişte planlanmış ama olmamış → was going to.
Şimdi konuşarak dene
Bu konuyu gerçek bir konuşmada kullandığında, hata yaptığın anda düzeltme geliyor.
Google ile başla