B2 · 21. Doğallık
21.5 Sık kullanılan eş dizimler
Neden zorlanıyoruz
Eş dizim (collocation) şu demek: belirli kelimeler belirli kelimelerle birlikte kullanılıyor ve bunun mantığı yok.
• make a decision ✓ / take a decision — İngiliz kullanımında var ama make standart
• do homework ✓ / make homework ✗
• heavy rain ✓ / strong rain ✗
• strong coffee ✓ / heavy coffee ✗
Yağmur neden "ağır", kahve neden "güçlü"? Sebep yok. Alışkanlık.
Bu, Türkçe konuşan biri için özellikle zor çünkü Türkçede farklı eşleşmeler var: "karar vermek", "duş almak", "ödev yapmak". Fiili çevirip İngilizceye taşımak çoğu zaman yanlış eşleşme üretiyor: "give a decision", "take a shower" (bu doğru!), "make homework".
Eş dizimler koçun "doğal değil" dediği durumun en büyük tek sebebi. Cümlen dilbilgisi olarak kusursuz, sadece kelimeler birbirine ait değil.
Çözüm kural değil, biriktirme: fiili yalnız değil, gittiği isimle birlikte öğrenmek.
make ve do
En sık karışan ikili. Kaba bir eğilim var ama istisnalar çok: make üretmek, do bir işi yerine getirmek.
make: a decision, a mistake, progress, an effort, money, a difference, a mess, friends
do: homework, the dishes, housework, business, research, a favour, exercise, your best
make my homework
do my homework
do a mistake
make a mistake
make a research
do research
research sayılamaz — "a" da yok.
Can you do me a favour?
have, take, get
Bu üçü günlük eylemlerin çoğunu taşıyor ve hangisinin geldiği ezber.
have: breakfast, a shower, a break, a look, fun, a baby, a problem
take: a photo, a seat, a taxi, medicine, notes, your time, a risk
get: a job, a chance, married, lost, dressed, better, ready
make a photo
take a photo
take a breakfast
have breakfast
Have a look at this.
Şuna bir bak.
say, tell, speak, talk
19.4'te dilbilgisi yönü vardı; burada hangi isimle gittikleri.
say: hello, sorry, thanks, a word, nothing, yes/no
tell: the truth, a lie, a story, a joke, the time, the difference
speak: a language, your mind
speak English.
talk: nonsense, business, shop
say a lie
tell a lie
tell hello
say hello
Sıfat eşleşmeleri
"Çok" demenin yolu isme göre değişiyor ve yanlış sıfat hemen fark ediliyor.
Aynı Türkçe sıfat İngilizcede dağılıyor: büyük → big house, high price, heavy traffic, strong wind, wide range. "Big"i her yere koymak en sık yapılan eş dizim hatası.
heavy rain / heavy traffic / heavy smoker
strong coffee / strong accent / strong opinion
deep sleep / deep breath / deep trouble
high price / high temperature / high standards
strong rain
heavy rain
big price
high price
hard rain
heavy rain
İş ve e-posta eş dizimleri
Resmi yazışmada bu eşleşmeler standart; doğru kullanmak kaydı hemen yükseltiyor.
attend a meeting
join değil attend.
meet a deadline / miss a deadline
reach an agreement / make an offer
raise a concern / address an issue
take responsibility / take action
do a meeting
have a meeting / hold a meeting
Zarf eşleşmeleri
Hangi zarfın hangi sıfatla gittiği de sabit.
absolutely certain / absolutely right
"very certain" tuhaf.
deeply concerned / highly unlikely
bitterly disappointed / fully aware
perfectly normal / completely different
very delicious
absolutely delicious
Kesin sıfatlar very almıyor.
Nasıl biriktirilir
Eş dizim ezberlenmiyor, toplanıyor. Kelime kartını tek kelime değil eşleşme olarak yazmak tek etkili yol.
decision = karar
make a decision = karar vermek
Kartın bu olmalı.
I need to make a decision by Friday.
Tam cümle en iyisi.
Koç "daha doğal" bir alternatif önerdiğinde o eşleşmeyi karta al.
Aynı fiille gidenleri birlikte öğren: make a decision, make a mistake, make progress.
Kendini sına
Cevabı görmeden önce kendin kur.
make mı do mu: "___ my homework"
do my homework
Bir işi yerine getirmek → do.
Hatayı bul: "There was strong rain yesterday."
There was heavy rain yesterday.
rain heavy ile gidiyor, strong ile değil.
Hatayı bul: "Can you make a photo of us?"
Can you take a photo of us?
photo take ile gidiyor.
Hatayı bul: "He said a lie."
He told a lie.
lie tell ile gidiyor.
Kelime kartına "decision" nasıl yazılmalı?
make a decision = karar vermek
Tek kelime değil, eşleşme olarak öğrenilmeli.