Korkma KonuşÖğren

A2 · 12. Zarflar ve kalıplar

12.2 Durum zarfları: quickly, carefully, well

Neden zorlanıyoruz

Türkçe burada ayrım yapmıyor: "hızlı araba" ve "hızlı sür" — aynı kelime. İngilizce ikisini ayırıyor:

• Sıfat ismi anlatıyor: a quick car
• Zarf fiili anlatıyor: drive quickly

Türkçede ek olmadığı için İngilizcede de ek koymama eğilimi doğuyor: "He speaks English good", "Drive careful". Bunlar duyulur ama hatalı ve kulağa eğitimsiz geliyor — bu yüzden küçük bir kural olmasına rağmen izlenimi büyük etkiliyor.

İkinci zorluk: zarfın yeri. Türkçede zarf fiilin hemen önüne geliyor ("dikkatli sür"). İngilizcede nesne araya girmiyor: "drive the car carefully", "drive carefully the car" değil.

Kuruluş: sıfat + ly

Çoğu zarf sıfata -ly eklenerek kuruluyor. Birkaç yazım kuralı var.

  • slow → slowly, quick → quickly, careful → carefully

  • easy → easily, happy → happily

    -y → -ily

  • terrible → terribly, simple → simply

    -le → -ly

  • automatic → automatically

    -ic → -ically

Sıfat mı zarf mı

Soru şu: kelime bir ismi mi anlatıyor, bir fiili mi?

good sıfat, well zarf. "Good English" doğru, "speak good" yanlış. Bu, Türkçe konuşanların en sık yaptığı zarf hatası.

  • She's a careful driver.

    Sıfat — driver'ı anlatıyor.

  • She drives carefully.

    Zarf — drives'ı anlatıyor.

  • She drives careful.

    She drives carefully.

  • He speaks English very good.

    He speaks English very well.

Kuralsızlar: fast, hard, late

Bazı kelimeler sıfat ve zarf halinde aynı; -ly ekleyince anlamı değişiyor ya da bozuluyor.

  • a fast car / he drives fast

    fastly diye bir kelime yok.

  • hard work / she works hard

  • He hardly works.

    hardly = neredeyse hiç — bambaşka anlam!

  • a late train / he arrived late

  • Lately I've been tired.

    lately = son zamanlarda.

be, look, feel, sound sonrası sıfat

Bu fiiller durum bildiriyor, eylem değil — arkasına sıfat geliyor, zarf değil.

Ayırt etme: fiil "nasıl görünüyor/geliyor" diyorsa sıfat, "nasıl yapıyor" diyorsa zarf. "She looks good" (iyi görünüyor) ile "She sings well" (iyi söylüyor) farkı bu.

  • She looks happy.

    Mutlu görünüyor.

  • She looks happily.

    She looks happy.

  • It sounds good.

  • This tastes terrible.

  • She looked at me angrily.

    look AT bir eylem → zarf.

Zarfın yeri

Durum zarfı genelde nesneden sonra ya da fiilden önce geliyor; fiil ile nesnesinin arasına girmiyor.

  • She opened the door quietly.

  • She opened quietly the door.

    She opened the door quietly.

  • She quietly opened the door.

    Fiilden önce de olabiliyor.

  • He speaks English fluently.

    Nesneden sonra — en doğal yer.

Derece zarfları: very, quite, really

Sıfat ve zarfın şiddetini ayarlıyorlar; sıralama sabit.

  • very slowly, quite well, really carefully

  • It's quite expensive.

    Oldukça.

  • I'm really tired.

  • I'm very much tired.

    I'm very tired.

Kendini sına

Cevabı görmeden önce kendin kur.

  • Hatayı bul: "He speaks English very good."

    He speaks English very well.

    Fiili anlatıyor → zarf gerekiyor; good sıfat.

  • Türkçe: "Dikkatli sür."

    Drive carefully.

    Fiili anlatıyor → -ly.

  • Hangisi: "She looks (happy / happily)."

    happy

    look burada durum bildiriyor → sıfat.

  • "He works hard" ile "He hardly works" farkı?

    hard = çok çalışıyor. hardly = neredeyse hiç çalışmıyor.

    hardly ayrı bir kelime; -ly eklemek anlamı tersine çeviriyor.

Şimdi konuşarak dene

Bu konuyu gerçek bir konuşmada kullandığında, hata yaptığın anda düzeltme geliyor.

Google ile başla