Korkma KonuşÖğren

A1 · 2. İsimler ve belirleyiciler

2.1 Artikeller: a, an, the

Neden zorlanıyoruz

Türkçede "kitap aldım" derken hangi kitap olduğunu belirtmek zorunda değilsin — cümle kendi başına tamam. İngilizce bunu zorunlu tutuyor: her tekil sayılabilir isim ya a/an ya the ya da başka bir belirleyici istiyor.

Ama asıl mesele ezber değil. İngilizce, her ismin karşı tarafça bilinip bilinmediğini dilbilgisine yazıyor. Türkçe bunu çoğu zaman söz dizimiyle ve bağlamla hallediyor: "Kitabı aldım" derken belirtme eki (-ı) zaten "o bildiğin kitap" diyor. Yani Türkçede de ayrım var — sadece başka bir yere kodlanmış. Artikeli "gereksiz bir kelime" değil, belirtme ekinin İngilizcedeki karşılığı olarak düşünmek bu konuyu açan anahtar.

Asıl soru: karşı taraf hangisini kastettiğimi biliyor mu?

Artikel seçimi isimle değil dinleyenle ilgili. Aynı kelime, aynı cümlede, duruma göre ikisini de alabiliyor. Bir şeyi ilk kez gündeme getiriyorsan a/an; ikiniz de hangisinden bahsettiğini biliyorsanız the.

Türkçedeki belirtme ekiyle karşılaştır: "Kalem aldım" (a pen) ile "Kalemi aldım" (the pen). Ayrımı zaten yapıyorsun — sadece başka bir araçla.

  • I bought a book yesterday. The book was expensive.

    İlk cümlede yeni bilgi (a), ikincisinde artık ikimiz de biliyoruz (the).

  • Can you close window?

    Can you close the window?

    Odada tek pencere var; hangisi olduğu belli — the.

  • I need a pen.

    Herhangi bir kalem; hangisi olduğu önemli değil.

Karar sırası

Bir isim kullanmadan önce üç soru, bu sırayla. Sıra önemli çünkü ikinci soru birinciye bağlı.

Üçüncü soruda takılırsan şunu dene: cümlenin arkasına "hangisi?" diye sor. Cevabı verebiliyorsan the, "fark etmez" diyorsan a/an.

  • 1. Sayılabilir mi? Hayırsa → artikel yok (ya da the).

    water, information, advice

  • 2. Tekil mi? Çoğulsa → the ya da artikelsiz.

    books, the books

  • 3. Karşı taraf biliyor mu? Evetse the, hayırsa a/an.

    the book / a book

a mı an mı: yazılışa değil sese bakılıyor

Kural harfle değil sesle ilgili. Sesli harfle başlayan bir sesten önce an, sessiz sesten önce a. Harfe bakıp karar vermek, en sık yapılan yazım hatası.

Kısaltmalarda harfin okunuşuna bak: an FBI agent, a NATO meeting. İlkinde "ef", ikincisinde "ney" sesi var.

  • an hour

    h okunmuyor; kelime "auır" sesiyle başlıyor.

  • a university

    u burada "yu" diye okunuyor — sessiz.

  • an MP3 player

    M harfi "em" diye okunuyor, sesliyle başlıyor.

  • a one-way ticket

    one "wan" diye başlıyor.

the ne zaman gelir

"İkimiz de biliyoruz" durumu üç yoldan doğuyor: daha önce bahsedildi, bağlamdan tek olduğu belli, ya da dünyada zaten tek.

Ülke ve şehir adları artikel almıyor (Turkey, Istanbul) ama çoğul ya da birleşik adlar alıyor: the Netherlands, the United States, the UK.

  • I saw a dog. The dog was huge.

    Daha önce bahsedildi.

  • Close the door.

    Bağlamdan belli — bu odanın kapısı.

  • the sun, the moon, the internet

    Dünyada tek.

  • the first time, the best restaurant

    Sıra ve üstünlük bildirenler tek şeyi işaret ediyor.

Artikelsiz kullanım: sıfır artikel

Artikelin yokluğu da bir seçim. Genel bir anlamda kullanılan çoğullar ve sayılamayan isimler hiçbir artikel almıyor — ve burada Türkçe sezgisi doğru çalışıyor.

  • I like the coffee.

    I like coffee.

    Kahveyi genel olarak seviyorsan.

  • I like the coffee here.

    Belirli bir kahve — the geri geliyor.

  • The dogs are loyal animals.

    Dogs are loyal animals.

    Genel bir doğru.

  • Life is short.

    Soyut kavram.

Kalıplaşmış kullanımlar

Bazı ifadelerde artikelin olup olmaması anlamı tamamen değiştiriyor. Bunlar kural değil kalıp; ama mantığı var: kurumun işlevinden bahsediyorsan artikel düşüyor, binasından bahsediyorsan geliyor.

Bu kalıpları tek tek ezberlemek yerine "işlev mi, nesne mi" sorusunu sor. "She is in hospital" = hasta. "She is in the hospital" = binanın içinde, belki ziyaretçi.

  • go to school

    Öğrenci olarak — işlev.

  • go to the school

    Binaya gitmek — örneğin veli toplantısı için.

  • go to bed / go to work / be in hospital

    İşlev; artikelsiz.

  • by car, by bus, on foot

    Ulaşım biçimi — artikelsiz kalıp.

  • have breakfast, have lunch

    Öğün adları artikel almıyor.

Türkçe konuşanın en sık dört hatası

Bunlar dilbilgisi bilgisizliğinden değil, Türkçenin artikelsiz yapısından geliyor — yani bilen kişi de yapıyor.

  • I am teacher.

    I am a teacher.

    Meslek bildirirken artikel zorunlu.

  • I have car.

    I have a car.

  • She is best student in class.

    She is the best student in the class.

  • I went to cinema.

    I went to the cinema.

    cinema, theatre, bank gibi yerler the alıyor.

Kendini sına

Cevabı görmeden önce kendin kur.

  • ___ apple a day keeps the doctor away.

    An apple

    apple sesli sesle başlıyor → an.

  • Türkçe: "Bir masa ayırtmak istiyorum."

    I'd like to book a table.

    Hangi masa olduğu belli değil — ilk kez gündeme geliyor.

  • Türkçe: "Kahveyi beğendin mi?" (sana verdiğim kahve)

    Did you like the coffee?

    Belirli bir kahve; Türkçede belirtme eki (-yi) de aynı şeyi söylüyor.

  • "Öğretmenim." (mesleğim)

    I am a teacher.

    Meslek bildiren tekil isim artikelsiz kalamıyor.

  • Hangisi doğru: "He is in hospital" mi "in the hospital" mı — hasta olduğunu söylüyorsan?

    He is in hospital.

    İşlevden bahsediyorsun (hasta olarak). Binadan bahsetseydin the gelirdi.

Şimdi konuşarak dene

Bu konuyu gerçek bir konuşmada kullandığında, hata yaptığın anda düzeltme geliyor.

Google ile başla