B1 · 16. Fiil kalıpları
16.4 Anlamı değişenler: stop, remember, try
Neden zorlanıyoruz
Buraya kadarki dersler "hangi biçim doğru" sorusunu çözdü. Bu ders farklı bir şey anlatıyor: ikisi de doğru, ama farklı şey söylüyorlar.
• I stopped smoking. → sigarayı bıraktım
• I stopped to smoke. → sigara içmek için durdum
Bu iki cümle arasındaki fark Türkçede tamamen farklı kelimelerle anlatılıyor, o yüzden karışması kaçınılmaz. Ve bu hatalar en tehlikeli hatalar: cümlen dilbilgisi olarak kusursuz, karşıdaki seni anlıyor — ama yanlış anlıyor.
Mantık şu ve dörtte de aynı işliyor:
• -ing → zaten olmuş / süregelen iş
• to → henüz olmamış, amaç ya da sonuç
Bu sezgi dördünü de açıklıyor, ezber gerekmiyor.
stop
-ing: o işi bırakmak. to: başka bir şey yapmak için durmak.
I stopped smoking two years ago.
Sigarayı bıraktım.
I stopped to smoke.
Sigara içmek için durdum.
He stopped talking when I came in.
Konuşmayı kesti.
We stopped to buy petrol.
Benzin almak için durduk.
remember ve forget
-ing: geçmişteki bir şeyi hatırlamak. to: yapılması gerekeni hatırlamak.
Fark pratikte önemli: "I forgot to lock the door" = kapı kilitli değil. "I forgot locking the door" = kilitledim ama hatırlamıyorum. Birinde sorun var, diğerinde yok.
I remember locking the door.
Kilitlediğimi hatırlıyorum — kilitledim.
I remembered to lock the door.
Kilitlemeyi hatırladım — kilitledim.
I forgot to lock the door.
Unuttum — kilitlemedim.
I'll never forget meeting her.
O anı hiç unutmayacağım.
Don't forget to call me.
Aramayı unutma.
try
to: bir şeyi yapmaya çabalamak (zor olabilir). -ing: bir yöntemi denemek (bakalım işe yarıyor mu).
I tried to open the window.
Uğraştım — açılmamış olabilir.
Try opening the window.
Pencereyi açmayı dene — belki işe yarar.
I'm trying to lose weight.
Çabalıyorum.
Have you tried turning it off and on?
Bu yöntemi denedin mi.
need
to: birinin bir şey yapması gerekiyor. -ing: bir şeye işlem yapılması gerekiyor (edilgen anlam).
I need to wash the car.
Arabayı yıkamam gerekiyor.
The car needs washing.
Arabanın yıkanması gerekiyor.
This shirt needs ironing.
You need to see a doctor.
go on
-ing: aynı işe devam etmek. to: bitirip başka bir şeye geçmek.
He went on talking for an hour.
Konuşmaya devam etti.
He went on to talk about the budget.
Sonra bütçeye geçti.
She went on to become a director.
Sonra yönetmen oldu.
mean, regret, would like
Daha az sık ama resmi yazıda ve haberlerde geçiyorlar.
I didn't mean to hurt you.
Amacım değildi.
Working abroad means learning a new language.
Demek oluyor ki.
I regret to inform you…
Resmi kötü haber girişi.
I regret telling him.
Söylediğime pişmanım.
I'd like to see it.
Görmek istiyorum.
I like seeing it.
Görmekten hoşlanıyorum.
Anlam değişmeyenler
Bütün fiiller böyle değil. Bu dörtte iki biçim de aynı anlama geliyor; karıştırmak sorun değil.
It started to rain. = It started raining.
I began to understand. = I began understanding.
She continued to work. = She continued working.
I like swimming. = I like to swim.
Günlük kullanımda fark yok.
Kendini sına
Cevabı görmeden önce kendin kur.
"I stopped smoking" ile "I stopped to smoke" farkı?
İlki sigarayı bıraktım, ikincisi sigara içmek için durdum.
-ing bırakılan işi, to durma amacını gösteriyor.
Kapıyı kilitlemedin. Nasıl söylersin?
I forgot to lock the door.
forgot to = yapmadım. forgot locking = yaptım, hatırlamıyorum.
Bilgisayarı kapatıp açmayı öner.
Try turning it off and on.
try + -ing bir yöntem önermek demek.
Türkçe: "Arabanın yıkanması gerekiyor."
The car needs washing.
need + -ing edilgen anlam veriyor.