Korkma KonuşÖğren

A2 · 9. Present perfect

9.4 already, yet, just, still

Neden zorlanıyoruz

Bu kelimeler Türkçede bile, daha, henüz, hâlâ, demin gibi sözcüklerle karşılanıyor ama bire bir oturmuyor. En büyük iki tuzak:

1. yet yalnızca soru ve olumsuzda. Türkçede "henüz" olumlu cümlede de geçebiliyor; İngilizcede yet olumlu cümlede kullanılmıyor.

2. still ile yet karıştırılıyor. İkisi de "hâlâ/henüz" diye çevriliyor ama bakış açıları ters: still bir şeyin sürdüğünü, yet bir şeyin olmadığını söylüyor.
• He's still working. (hâlâ çalışıyor — sürüyor)
• He hasn't finished yet. (henüz bitirmedi — olmadı)

Bir de yer sorunu var: Türkçe bu sözcükleri cümle içinde serbestçe gezdirebiliyor, İngilizcede her birinin yeri neredeyse sabit.

already: beklediğimden önce

Bir şey olmuş ve bu şaşırtıcı ya da beklenenden erken. Yeri: have ile fiil arasında.

  • I've already eaten.

    Yemek teklifini reddetmenin kibar yolu.

  • She's already left.

    Erken gitmiş — şaşırma var.

  • I've eaten already my lunch.

    I've already eaten my lunch.

  • Have you already finished?

    Soruda şaşkınlık bildiriyor.

yet: henüz olmadı

Yalnızca soru ve olumsuz cümlelerde. Yeri: cümlenin sonu.

yet bir beklenti taşıyor: "henüz olmadı ama olacak". "I haven't seen it yet" görmeyi planladığını ima ediyor; hiç ilgilenmiyorsan "I haven't seen it" demek daha doğru.

  • I haven't finished yet.

  • Have you eaten yet?

  • I've yet finished.

    I haven't finished yet.

  • I have eaten yet.

    I've already eaten.

just: az önce

Olayın çok yeni olduğunu söylüyor. Yeri: have ile fiil arasında.

  • I've just finished.

  • She's just left — you might catch her.

  • I just have finished.

    I've just finished.

  • I just finished.

    ABD kullanımı — konuşmada yaygın.

still: hâlâ sürüyor

Bir durumun beklenenden uzun sürdüğünü anlatıyor. Perfect'e bağlı değil, her zamanla kullanılıyor. Yeri: fiilden önce, be'den sonra.

still hasn't ile hasn't yet aynı olguyu anlatıyor ama tonu farklı: still sinirlenmeye başladığını, yet sadece bilgi verdiğini gösteriyor.

  • He's still working.

    be'den sonra.

  • I still don't understand.

    Olumsuzda yardımcı fiilden önce.

  • She still hasn't called.

    still + perfect: sabırsızlık bildiriyor.

  • He hasn't called yet.

    Aynı gerçek, nötr ton.

ever ve never: hiç

ever soruda "hiç", never olumsuzu kendi taşıyor. Yerleri already ve just ile aynı.

  • Have you ever flown business class?

  • I've never been to Greece.

  • I haven't never been there.

    I've never been there.

    İki olumsuz kullanılmıyor.

  • I have ever been to Paris.

    I've been to Paris.

Tek tabloda yerleri

Yer karışıklığı bu kelimelerle en sık görülen hata; dördünü yan yana görmek işi kolaylaştırıyor.

  • I've already / just / never done it.

    have ile fiil arası.

  • I haven't done it yet.

    Cümle sonu.

  • I'm still doing it.

    be'den sonra.

  • Have you ever done it?

    Özneden sonra.

Kendini sına

Cevabı görmeden önce kendin kur.

  • Hatayı bul: "I have eaten yet."

    I've already eaten.

    yet olumlu cümlede kullanılmıyor.

  • Türkçe: "Henüz bitirmedim."

    I haven't finished yet.

    Olumsuz + yet, cümle sonunda.

  • "He's still working" ile "He hasn't finished yet" farkı?

    still süren eylemi, yet gerçekleşmemiş sonucu anlatıyor.

    still olumluya, yet olumsuza bakıyor.

  • Türkçe: "Hiç uçağa bindin mi?"

    Have you ever flown?

    Deneyim sorusu → ever + present perfect.

  • Hatayı bul: "I just have arrived."

    I've just arrived.

    just, have ile fiil arasına giriyor.

Şimdi konuşarak dene

Bu konuyu gerçek bir konuşmada kullandığında, hata yaptığın anda düzeltme geliyor.

Google ile başla