A2 · 9. Present perfect
9.3 present perfect mi, past simple mı
Neden zorlanıyoruz
Türkçede her ikisi de -di ile çıkıyor, bu yüzden seçim yapmak zorunda olmak baştan yabancı geliyor. "Kahvaltı yaptım" cümlesi hem "I had breakfast" hem "I've had breakfast" olabilir.
Seçimi yapan ölçüt tek: konuştuğun zaman dilimi kapandı mı?
• Kapandıysa (yesterday, last night, at 8, when I was a child) → past simple
• Kapanmadıysa ya da zaman hiç söylenmiyorsa ve sonucu şimdi önemliyse → present perfect
Pratik ipucu: cümleyi söyledikten sonra karşındaki "ne zaman?" diye sorabilir mi? Soramaz, çünkü zaten söyledin → past simple. Sorabilir ve sorması saçma olur, çünkü mesele zamanı değil sonucu → present perfect.
Aynı olay, iki farklı mesaj
Fark olayda değil, cümlenin ne işe yaradığında.
I've lost my wallet.
Şu an cüzdanım yok — yardım iste.
I lost my wallet yesterday.
Dün oldu, hikâye anlatıyorum.
Have you seen Ali?
Şu an nerede, görmen önemli.
Did you see Ali at the party?
Parti bitti — kapalı bir zaman.
Zaman işaretçileri karar veriyor
Cümledeki zaman ifadesi genelde seçimi tek başına belirliyor.
"this morning" saat 10'da söylenirse perfect olabiliyor ("I've had three coffees this morning"), akşam söylenirse past olur ("I had three coffees this morning"). Belirleyen şey takvim değil, dilimin kapanıp kapanmadığı.
past simple: yesterday, last week, in 2019, two days ago, then, when I was young
present perfect: ever, never, yet, already, just, recently, so far, before
İkisi de: today, this week, this morning
O dilim bitmediyse perfect, bittiyse past.
Haber perfect, detay past
İngilizcede tipik bir akış var: olayı perfect ile duyuruyorsun, sonra detayları past simple ile anlatıyorsun.
I've found a new job. I started last Monday and I love it.
Haber → perfect, detay → past.
Someone has stolen my bike. I left it outside the shop.
Ölmüş kişi, bitmiş hayat
Özne artık bir şey yapamıyorsa süre şimdiye uzanamıyor — perfect kullanılamıyor.
Shakespeare has written 37 plays.
Shakespeare wrote 37 plays.
My grandmother lived in Izmir all her life.
Our company has opened 12 offices.
Şirket duruyor → perfect uygun.
Amerikan İngilizcesi daha gevşek
Amerikan kullanımında, özellikle just/already/yet ile, past simple da duyuluyor. İkisi de anlaşılıyor ama sınavlarda ve İngiliz İngilizcesinde perfect bekleniyor.
Did you eat yet?
ABD, konuşma dili.
Have you eaten yet?
Standart — her yerde doğru.
I just saw him. / I've just seen him.
İlki ABD, ikincisi standart.
Kendini sına
Cevabı görmeden önce kendin kur.
Hangisi: "I ___ my keys. I can't open the door."
I've lost my keys.
Sonucu şu an geçerli → present perfect.
Hangisi: "I ___ my keys last week but I found them."
I lost my keys last week.
last week kapalı bir zaman → past simple.
Hatayı bul: "Atatürk has founded the Republic in 1923."
Atatürk founded the Republic in 1923.
Belirli yıl + bitmiş bir hayat → past simple.
Arkadaşını arıyorsun, ofiste kimse görmemiş. Nasıl sorarsın?
Have you seen Ayşe?
Şu an nerede olduğu önemli, zaman söylenmiyor.