Korkma KonuşÖğren

B1 · 13. İleri zaman biçimleri

13.1 present perfect continuous

Neden zorlanıyoruz

Türkçede "iki saattir seni bekliyorum" şimdiki zaman. "Üç yıldır İngilizce öğreniyorum" da şimdiki zaman. İngilizcede ikisi de present perfect continuous:

• I've been waiting for two hours.
• I've been learning English for three years.

Bu yüzden "I am waiting for two hours" hatası neredeyse kaçınılmaz — Türkçe cümlenin biçimi tam olarak bunu söylüyor.

Zor olan ikinci şey: present perfect ile arasındaki fark. İkisi de doğru olabiliyor ve vurgusu değişiyor:
• I've read that book. → bitirdim, sonuç önemli.
• I've been reading that book. → okuyorum, uğraş önemli, bitmemiş olabilir.

Türkçede bu ayrımı yapan bir yapı yok, o yüzden hangisini seçeceğin başta hep belirsiz kalıyor. Pratik ölçüt: işin kendisi mi önemli, sonucu mu.

Yapı: have/has been + -ing

İki parça var ve ikisi de sabit: been hiç değişmiyor, fiil hep -ing alıyor.

  • I've been working.

  • She's been waiting.

  • I have been work.

    I've been working.

  • I am been working.

    I've been working.

  • They haven't been studying.

  • Have you been waiting long?

1. Bir süredir devam eden iş

En sık kullanımı bu. for ve since ile birlikte geliyor; Türkçedeki "-dir ... -yorum" kalıbının karşılığı.

Bu kullanımda present perfect de sık kabul ediliyor: "I've lived here for a year" ve "I've been living here for a year" ikisi de doğru. Fark ince: continuous biçimi geçiciliği ima ediyor. Kalıcı durumlarda (I've known her for ten years) continuous kullanılmıyor.

  • I am waiting for two hours.

    I've been waiting for two hours.

  • I am learning English since 2023.

    I've been learning English since 2023.

  • How long have you been working here?

  • How long are you working here?

    How long have you been working here?

  • She's been living in Berlin for a year.

2. Az önce bitmiş, izi görünüyor

İş şu an bitmiş ama sonucu ortada. Bu kullanımda süre söylenmiyor.

  • I'm tired. I've been running.

    Koşmayı bıraktım ama yorgunluğum ondan.

  • Your eyes are red. Have you been crying?

  • Sorry I'm late — I've been stuck in traffic.

  • It's been raining.

    Yollar ıslak; yağmur durmuş olabilir.

3. Tekrarlanan iş

Bir dönem boyunca defalarca yapılan şeyi anlatıyor; tek bir sürekli eylem olmak zorunda değil.

  • I've been going to the gym a lot lately.

  • She's been calling me every day.

    Her gün arıyor — sürekli değil, tekrarlı.

  • We've been meaning to visit you.

    Çok kullanılan kalıp: niyet edip edemedik.

Perfect mi continuous mu: uğraş mı sonuç mu

Aynı cümle iki biçimde de kurulabiliyor. Seçimi yapan şey neyi öne çıkardığın.

Kesin bir sınır: kaç tane söylüyorsan continuous kullanılmıyor. "I've been reading three books" yanlış; "I've read three books" doğru. Sayı bitmiş işi gösteriyor, continuous bitmemişliği.

  • I've painted the kitchen.

    Bitti — mutfak artık boyalı.

  • I've been painting the kitchen.

    Uğraşıyorum; elim boyalı, bitmemiş olabilir.

  • She's written three emails.

    Sayı var → bitmiş işler → perfect.

  • She's been writing emails all morning.

    Süre var → uğraş → continuous.

Durum fiilleri continuous almıyor

know, like, have (sahiplik), be, believe, own — bunlar eylem değil durum anlatıyor, -ing almıyorlar.

  • I've been knowing her for years.

    I've known her for years.

  • I've been having this car since 2020.

    I've had this car since 2020.

  • I've been being here for an hour.

    I've been here for an hour.

  • I've been having problems with my laptop.

    have burada eylem (yaşamak) → uygun.

Günlük kalıplar

Bu zaman özellikle özür dilerken, durum açıklarken ve sohbet başlatırken kullanılıyor.

  • What have you been up to?

    Neler yapıyorsun — standart sohbet açılışı.

  • I've been meaning to call you.

  • Sorry, have you been waiting long?

  • I've been thinking about what you said.

Kendini sına

Cevabı görmeden önce kendin kur.

  • Hatayı bul: "I am waiting here for an hour."

    I've been waiting here for an hour.

    Süregelen iş → present perfect continuous.

  • Türkçe: "Ne zamandır burada çalışıyorsun?"

    How long have you been working here?

    Türkçe şimdiki zaman kullanıyor, İngilizce kullanmıyor.

  • Hangisi: "I've ___ three books this month." (read / been reading)

    read

    Sayı var → bitmiş işler → perfect simple.

  • Hatayı bul: "I've been knowing him since school."

    I've known him since school.

    know bir durum fiili; continuous almıyor.

  • "I've painted the kitchen" ile "I've been painting the kitchen" farkı?

    İlki bitti (sonuç), ikincisi uğraşıyorum (bitmemiş olabilir).

    perfect sonucu, continuous uğraşı öne çıkarıyor.

Şimdi konuşarak dene

Bu konuyu gerçek bir konuşmada kullandığında, hata yaptığın anda düzeltme geliyor.

Google ile başla