Korkma KonuşÖğren

A2 · 7. Geçmiş

7.1 Geçmiş zaman: past simple

Neden zorlanıyoruz

Türkçede geçmiş tek ekle kuruluyor: "gittim". İngilizcede de tek ek var (-ed) ama iki ayrı sorun çıkıyor.

Birincisi: en sık kullanılan fiillerin çoğu düzensiz (go → went, buy → bought) ve bunlar ezber gerektiriyor. Türkçede istisna yok, o yüzden istisna beklentisi de yok.

İkincisi: soru ve olumsuz kurarken did devreye giriyor ve asıl fiili yalın hale döndürüyor. Türkçede ek her durumda yerinde kalıyor ("gitmedim", "gittim mi"), bu yüzden "Did you went?" gibi çifte işaretleme çok yaygın.

Bir de ilginç bir fazlalık var: Türkçede geçmişin iki biçimi var — "gitti" (gördüm, biliyorum) ve "gitmiş" (duydum, sonradan öğrendim). İngilizcede bu ayrım yok; ikisi de went. Yani burada Türkçe daha ayrıntılı ve o ayrıntıyı İngilizcede ifade etmek için ayrı kelimeler gerekiyor (apparently, I heard).

Düzenli fiiller: -ed

Çoğu fiil -ed alıyor ve bu ek kişiye göre değişmiyor — Türkçeden farklı olarak altı kişide de aynı.

  • work → worked, live → lived, study → studied

  • I worked / you worked / she worked

    Hiç değişmiyor.

  • stop → stopped, plan → planned

    Kısa sesli + tek sessiz: sessiz ikizleniyor.

did varsa fiil yalın

Soru ve olumsuzda zamanı did taşıyor; asıl fiil hiçbir ek almıyor. En sık hata burada ve kuralı bilenler bile konuşma hızında yapıyor.

Kural tek cümlede: did varsa geçmiş biçimi yok. Geçmişlik işareti ya fiilde olur ya did'de, ikisinde birden olmaz — present simple'daki "does varsa -s yok" kuralının aynısı.

  • Did you went there?

    Did you go there?

  • I didn't went.

    I didn't go.

  • Did she bought it?

    Did she buy it?

  • He didn't came.

    He didn't come.

Zaman ifadeleri

Belirli bir geçmiş zaman ifadesi varsa past simple zorunlu hale geliyor; present perfect kullanılamıyor.

  • yesterday, last week, two days ago, in 2020, when I was a child

  • I saw him two days ago.

  • I have seen him yesterday.

    I saw him yesterday.

-ed telaffuzu

Yazılışı aynı ama üç farklı okunuşu var ve bu, konuşurken anlaşılırlığı etkiliyor.

Türkçe konuşanlar genelde hepsini "-ed" diye ayrı hece okuyor ("work-ed"). Oysa sadece t ve d ile bitenler ekstra hece alıyor; gerisi tek hece kalıyor.

  • worked, stopped, watched → /t/

    Sessiz sesten sonra.

  • lived, played, called → /d/

    Sesli ya da yumuşak sesten sonra.

  • wanted, needed, started → /ɪd/

    Yalnızca t ve d'den sonra ekstra hece.

Türkçedeki -miş karşılığı

Türkçede "gitmiş" biçimi bilginin kaynağını söylüyor: görmedim, duydum. İngilizcede bu ayrım dilbilgisinde yok; ayrı kelimelerle anlatılıyor.

  • He went to Ankara.

    Gitti — nötr.

  • Apparently he went to Ankara.

    Gitmiş — duydum.

  • I heard he went to Ankara.

  • He's supposed to have gone to Ankara.

Kendini sına

Cevabı görmeden önce kendin kur.

  • Türkçe: "Dün onu gördüm."

    I saw him yesterday.

    see düzensiz: see → saw.

  • Hatayı bul: "Did you saw the film?"

    Did you see the film?

    did varsa fiil yalın.

  • "wanted" kaç hece?

    İki: wan-ted.

    t ile bittiği için -ed ekstra hece alıyor. "worked" ise tek hece.

  • Türkçe: "Ankara'ya gitmiş." (duydum)

    Apparently he went to Ankara.

    İngilizcede -miş karşılığı yok; ayrı kelimeyle anlatılıyor.

Şimdi konuşarak dene

Bu konuyu gerçek bir konuşmada kullandığında, hata yaptığın anda düzeltme geliyor.

Google ile başla